31 Ekim 2022 Pazartesi

AL GÖTÜR SİYASETİ (ŞİİR)

 Gel mavi gökyüzü gel, al götür bu siyaseti

Gel mavi deniz, mavi okyanus, al götür bu siyaseti

Gel yemyeşil bahar, kara kış, sarı sonbahar, sapsarı yaz

Gel karatoprak(kara toprak)

Al götür bu siyaseti

Çünkü siyaset toplumu bölüyor

İnsanları birbirlerine düşman ediyor,

Gel ahlakçılık ve bilimsellik demek olan akıl-ruh sağlığı

Gel ahlakçılık ve bilimsellik demek olan demokrasi

Gel ahlakçılık ve bilimsellik demek olan laiklik

Gel ahlakçılık ve bilimsellik demek olan adalet

Gel ahlakçılık ve bilimsellik demek olan özgürlük

Gel dini tanımlayan Din hadisileri'nin 

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' dediği din

Al götür bu siyaseti

Çünkü siyaset topluma bilimdışılık, ahlakdışılık, mantıksızlık öğretiyor

Ahlakdışı, bilimdışı şeylere serbestlik, yasallık veriyor

Ahlakdışılığı ve bilimdışılığı egemenleştiriyor,

Gel gelecek

Al götür bu siyaseti

Çünkü siyaset 'Gelecek' diye

Bilimdışılık, ahlakdışılık, mantıksızlık, insanlıkdışılık öğretiyor

Gel gelecek, al götür bu siyaseti

Çünkü siyaset insanlığı 'Gelecek' diye eski, ilkel, vahşi çağlara götürüyor

Dünyayı vahşileşmeye ve fahişeleşmeye götürüyor

Oysa Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim'i öğretti

Siyasetle değil ahlak ve bilim ile yönetilsin dünya.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 1.11.22/05.26


27 Ekim 2022 Perşembe

YA HALK YA DA HÜKÜMET YA DA DEVLET İNSANLARI TAHRİK EDERSE (ŞİİR)

 'Demokrasi' savım ki siyasete, hükümete, devlete boyuneğmek(boyun eğmek)

Değil izinsiz 'Demo' yani 'Gösteri' 'krasi' yani 'gücüdür/hakkıdır'

Yani işin özü, özeti, kısacası, açıkçası ki 'İzinsiz gösteri hakkı olmayan ülkede

Demokrasi yoktur'

Ancak bu 'Gösteri hakkı' ahlaka ve bilime karşı değil, ahlak ve bilim için olmalıdır

Yani ahlaksızlık ya da bilimdışılık için gösteri demokrasi değil, demokrasi düşmanlığıdır

Çünkü 'Demokrasi' ahlakçılık ve bilimselliktir de

Siyaset ve siyasetçiler önce bunu anlamalı

Bu durumda anlaşılır ki henüz dünyanın hiçbir ülkesinde demokrasi yoktur

Zaten siyaset ile yönetilen ülkelerde demokrasi olmaz çünkü siyaset toplumu bölmek

İnsanları birbirlerine düşman, karşıt, hasım, kindar etmek üzerine kurulu

Ahlakdışı, bilimdışı, insanlıkdışı dünyadır,

Önce mantık

Çünkü mantık gerçeğe, doğruya, dürüstlüğe, ve akıl-ruh sağlığına giden yolun başıdır

Adalet, demokrasi, laiklik, din, özgürlük, akıl-ruh sağlığı 'Ahlakçılık ve bilimsellik' demektir

Çünkü adalet, demokrasi, laiklik, din, özgürlük, ve akıl-ruh sağlığı 'Doğru' olan ise

Doğrunun merkezi ahlak ve bilimdir

Çünkü ahlak ve bilim insanı hayvandan ayıran en üstün özelliklerdir

Yani ahlaka ya da bilime aykırı hukuk ne doğru hukuktur, ne adalettir, ne demokrasidir

Ne dindir,

Ceza kanunu'nda 'Halkı tahrik' suçu diye bir suç

Yani 'Halkı ayaklandırmaya yöneltmek' içerikli bir suç var

Ve bu suç tuhaf ki yalnızca 'Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı

Özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik

Etmek' suçunu içermekte

Oysa bu suça ilk önce halkı 'Cumhuriyete yani demokrasiye yani laikliğe

Yani ahlaka ve bilime karşı tahrik etmek, ve ayaklandırmak' durumu dahil olmalı

Çünkü asıl tehlike budur çünkü zaten demokrasi olmazsa öteki herşey de olur

Belli ki hukuku yaptıran siyaset de, hukuku yapan hukukçuluk da bu suçu anlamamış

Savım ki bu suç 'Cumhuriyet'e yani 'Demokrasiye ve laikliğe' yani 'Türkiye cumhuriyeti'nin

Temellerine karşı halkı tahrik etmek' durumunu ve koşulunu içerir yani siyasi bir suçtur

Yani örnek ki halkı enflasyona ya da işsizliğe ya da ahlakdışılığa ya da bilimdışılığa

Ya da hükümetin ya da devletin ahlaka ve bilime aykırı kararlarına ya da eylemlerine karşı

Halkı tepki göstermeye çağırmayı içermez

Yani bu suç demokratik istekleri ve eylemleri suç saymaz

Siyasetçilerin ve hukukçuların bunu anlamaları gerekir,

Peki ya halk ya da hükümet ya da devlet insanı ya da insanları tahrik ederse ne olacak

Örnek ki putlara tapan, ilahına insan kurban eden, kölecilik yapan, fala inanan

Bilimdışı bir halk bilimsel insanı tahrik ve taciz eder

Ya da çırılçıplak gezen, ortalıkta sevişen, ahlak-edeb-utanmak tanımayan

Zinanın, fuhuşun, eşcinselliğin serbest olduğu ahlakdışı bir halk ahlakçı insanı tahrik

Ve taciz eder

Ne yapsın yani, bilimsel ya da ahlakçı bu insanlar halka

Ve bu bilimdışılıklara ya da ahlakdışılıklara serbestlik, izin veren hükümete

Ya da siyasete tepki göstermesinler mi,

Peki o zaman

Vatanın Batılı işgalcilerce işgal edilmesine izin veren Osmanlı padişah'ına

Tepki gösteren, ve halkı işgalcilere karşı ayaklanmaya çağıran Mustafa Kemal'in

Putlara tepki gösteren, ve halkı putçuluğa karşı ayaklanmaya çağıran Abraham'ın(İbrahim'in)

Kız bebekleri diri diri toprağa gömdürtüp öldüren puta tapıcılığa karşı çıkan

Ve halkı putçuluğa karşı ayaklanmaya çağıran Muhammed'in

'Dünya dönüyor' deyip, dünyanın bir öküzün boyunuzlarında(boynuzlarında)

Ve bir tepside olduğuna inananlara karşı tepki gösteren

Ve halkı bu bilimdışı inança(inanca) karşı ayaklanmaya çağıran Galileo'nun ne önemi kalır,

Yani halkı tahrik etmek suç da, insanları tahrik etmek serbest mi

Halk ya da hükümet ya da devlet bilimsel ya da ahlakçı bir tek insanı bile

Bilime ya da ahlaka aykırı halleri ile tahrik ve taciz ederse ne olacak

Hükümet ya da devlet demokrasiye, laikliğe, ahlaka, bilime aykırı kararlar alırsa ne olacak

Başka örnek ki ahlakdışı moda türü ahlaklı pekçok insanı tahrik ve taciz edebilir

Astroloji, falcılık, medyumluk serbestliği bilimsel pekçok insanı tahrik ve taciz edebilir

İşsizlik, yoksulluk, yokluk, hayat(yaşam) pahalılığı gibi şeyler de insanı tahrik ve taciz edebilir

Halkı ahlakdışılığa ya da bilimdışılığa karşı tepki göstermeye ya da ayaklanmaya çağırmak

Suç ise

O zaman tüm peygamberler de, tüm ulusal kahramanlar da suçlu durumda olmaz mı

Unutulmasın ki tarih de, din de tahrik ve taciz olan bir tek insan sayesinde ilerledi hep

Gerçek ki halkların da, insanların da bilimdışılığa ve ahlakdışılığa tepki göstermek hakları da

Ayaklanmak hakları da vardır

Yoksa tarih ilerlemez, insanlık ilerlemez

Ve dünya asla insanca olmaz,

Gerçek ki 'Halkı tahrik, ve ayaklanmaya çağırmak suçu' yalnızca cumhuriyete

Yani demokrasiye yani ahlaka ve bilime karşı tahrik ve ayaklanma durumunu içerir,

Mantıksız hukuk doğru hukuk değildir

Mantıksız hukuk adalet değildir

Mantıksız hukuk demokrasi değildir

Mantıksız hukuk din değildir

Önce mantık.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 28.10.22/06.11

26 Ekim 2022 Çarşamba

TBMM’DE NE İŞLERİ VAR (ŞİİR)

 Gez, gör Anadolu'yu

Bu Anadolu 'Önce ahlak' diyen doğru Anadolu değil

Akıldışı-ahlakdışı moda türü ajanlığı

Ve akıldışı-ahlakdışı müzik türü ajanlığı sarmakta heryanı(her yanı)

İnsanı beden ve cinsellik geriliğine köle eden bu moda ve müzik türü diyor ki

'Ahlak saçmalıktır, sen bana eğil'

Akıldışı-ahlakdışı moda ve müzik türüne serbestlik verenlerin

Tbmm'de(TBMM'de) ne işleri var

Bilinmeli ki insanlık önce ahlak, sonra bilim ile yükselir,

Kimi ahlakdışı Batıya çeker, kimi bilimdışı Doğuya

Ahlakdışılık ve bilimdışılık ile bölümbölüm(bölüm bölüm) bölünmektesin Türkiye

'Önce ahlak ve bilim' diyen Muhammed gibi

'Önce ahlak ve bilim' diyen Atatürk gibi ahlaka ve bilime çeken yok

Ruhruh(Ruh ruh) ölünmektesin Türkiye,

İnsanlık birinci sorunu olarak önce şunu anlamalı:

İnsanlığa ahlak ve bilimsellik yani mantıklı ve tutarlı yani akıl-ruh sağlıklı olmak

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı, küresel, ve derin bir merkezce

Unutturulmaya çalışılıyor

Bunun için de akıldışı-ahlakdışı moda türü, akıldışı-ahlakdışı medya türü

Akıldışı-ahlakdışı sıpor(spor) türü, akıldışı-ahlakdışı pilaj(pılaj, plaj) türü

Akıldışı-ahlakdışı ünlü türü, barbar-vahşi bilgisayar oyunu, vahşi-barbar Tv dizisi türü

Vahşi-barbar sinema türü, vahşi-barbar müzik türü gibi araçlar kullanılmakta

Ahlakdışı-bilimdışı siyaset türü gibi araçlar kullanılmakta,

İnsanlığın ikinci temel sorunu

Sözcüklerin anlamlarını doğru bilmemesidir

Oysa akıl-ruh sağlığı mantık

Mantık da doğru sözcükler, ve sözcüklerin doğru anlamları üzerine kuruludur

İnsanlık özgürlüğü serbestlik sanıyor

Oysa özgürlük hem ahlakçılık ve bilimsellik

Hem de ahlakçılığın ve bilimselliğin serbest olması

Ahlakdışılığın ve bilimdışılığın yasak olması demek

Çünkü ahlak insanı hayvandan ayıran nitel en üstün farktır

Bilim de insanı hayvandan ayıran nicel en üstün fark

Yani ahlak ve bilim olmazsa insanın hayvandan farkı olmaz

Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi

Ahlakçılık ve bilimsellik olmadan akıl-ruh sağlığı olmaz

Ahlakçılık ve bilimsellik olmadan doğru eğitim olmaz

Ahlakçılık ve bilimsellik olmadan doğru ekonomi olmaz

Ahlakçılık ve bilimsellik olmadan doğru devlet olmaz

Ahlakçılık ve bilimsellik olmadan doğru hukuk yani adalet olmaz

Ahlakçılık ve bilimsellik olmadan doğru toplum olmaz

Ahlakçılık ve bilimsellik olmadan doğru ülke olmaz

Ahlakçılık ve bilimsellik olmadan doğru yaşam(hayat) olmaz

Ahlakçılık ve bilimsellik olmadan özgürlük olmaz

Siyasetin dünyası 'Tencere-tava' ve 'Yalandolan' dünyası

Siyasetin ahlakçılık ve bilimsellik ile ilgisi yok

Kendine 'Özgür' diyen bu ülkede

Ahlakdışılığın ve bilimdışılığın ne işleri var,

Görülmekte ki siyaset ahlaka ve bilime aykırı dünya

Siyasetin amaçı(amacı) ahlaklı ve bilimsel dünya yaratmak değil

İktidar olmak ve iktidarda kalmak

Oysa insanlık ahlaklı ve bilimsel olmalı

Akıl-ruh sağlıklı, insanca olabilmek için,

Yalnızca terör örgütü yandaşlarının değil

Atatürk, Kurtuluş savaşı, Lozan anlaşması, Türkiye, Türkçe düşmanlarının

Tbmm'de ne işleri var

Beyinin, insanlığın, evrenin nitel zirvesi ahlaktır

Ahlak düşmanlarının Tbmm'de ne işleri var

Beyinin, insanlığın, evrenin nicel zirvesi bilimdir

Bilimsellik düşmanlarının Tbmm'de ne işleri var,

Demokrasi siyaset değil ahlakçılık ve bilimsellik demek

Toplumu bölen ve insanları birbirlerine düşman eden

Ahlak ve bilim düşmanı siyasi partilerin

Ahlakdışı ve bilimdışı yasa çıkaranların

Tbmm'de ne işleri var,

Demokrasi seçmen iradesi, halk iradesi, millet iradesi değil

Ahlakçılık ve bilimsellik demek

Çünkü gerçeklerin ve doğruların merkez ne seçmenler, ne halklar, ne milletler

Gerçeğin merkezi bilimdir, doğrunun merkezi ahlaktır

Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi

Ahlakçı ve bilimsel olmayan iradenin

Ahlaka ve bilime aykırılığın

Tbmm'de ne işi var,

'Türkiye' demek 'Türk' demek

'Türk' demek 'Önce Türkçe ve ahlak' demek

Türkçe ve ahlak düşmanlarının Tbmm'de ne işleri var,

'Yaşasın demokrasi' değil önce 'Yaşasın ahlak ve bilim'

'Yaşasın özgürlük' değil önce 'Yaşasın ahlak ve bilim'

'Yaşasın sanat' değil önce 'Yaşasın ahlak ve bilim'

'Yaşasın vatan' değil önce 'Yaşasın ahlak ve bilim'

'Yaşasın adalet' değil önce 'Yaşasın ahlak ve bilim'

'Yaşasın ahlakdışılık ve bilimdışılık'ların bu ülkede ne işleri var

Zina serbestliğinden, eşcinsel evlilik serbestliğine kadar

Astroloji serbestliğinden, falcılık serbestliğine kadar

'Yaşasın ahlakdışılık ve bilimdışılık'ların bu Tbmm'de ne işleri var

Gerçek ki Türkiye'ye de, tüm ülkelere de 'Önce ahlak ve bilim' demeyen önderler değil

'Önce ahlak ve bilim' diyen önderler gerek,

'Önce ahlak ve bilim' demeyen siyasi partiler yasaklanmalı

'Önce ahlak ve bilim' demeyenler Tbmm'ye aday bile olamamalı

Toplumsal alanlarda ahlakdışılık ve bilimdışılık yasaklanmalı

Ahlakdışılık ve bilimdışılık yasalar ile de, anayasa ile de güvence altına alınmamalı

Ahlak ve bilim yükseltir insanı ve insanlığı

Ahlakdışılık ve bilimdışılık onurlandırılmamalı, saygınlaştırılmamalı, hak yapılmamalı

Sor ey Tbmm binası, 'Ahlakdışılığın, bilimdışılığın, Atatürk düşmanlığının, 'Türk' düşmanlığının

Türkçe düşmanlığının, Kurtuluş savaşı düşmanlığının, Lozan anlaşması düşmanlığının

Türkiye düşmanlığının, medenilik düşmanlığının, özgürlük düşmanlığının

Demokrasi düşmanlığının, akıl-ruh sağlığı düşmanlığının Tbmm'de ne işleri var

Ahlakdışı ve bilimdışı yasa çıkaranların Tbmm'de ne işleri var

Birleşilsin ahlakta ve bilimde

Birleşilsin ahlakta ve bilimde birlikte

Birleşilsin 'Önce ahlak ve bilim' diyen Tbmm'de.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 27.10.22/04.43


24 Ekim 2022 Pazartesi

İNSANCA OLDU (ŞİİR)

 Sigara zararlı da siyaset değil mi

Sigara kanser yapar, ölüm saçar

Siyaset de ahlaksızlık, bilimdışılık, aptallık, düşmanlık, yoksulluk, savaş, ve ölüm saçar

Ahlaksızlık zeka da ahlak değil mi

Ahlaksızlık onursuz yapar, ahlak onurlu

Denilmez mantıksızlığa onurlu

Denilmez siyaset yaparsa, dünya insanca oldu,

Güle benzettin sevdiğini

Canına diken oldu

Canına benzettin sevdiğini

Canını yakan oldu,

Hiçbirşeye benzetme hiçkimseyi

Dini tanımlayan Din hadisileri'ne uyuyorsa insan, doğru insan

Değilse yalan,

Din hadisileri diyor ki

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır'

Din hadisileri'ne aykırı ise insan

Hükümdar da olsa, alim de olsa doğru değil yalan,

İnsan seçmeyi bil

Doğru seçmeyi bilmeyen akıl yanlış akıldır

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din ile insan seçmeyi bil

Doğru insanı seçmek, kendini doğru seçmektir

Yanlış insanı seçmek, kendini yanlış seçmektir,

'Canım' dedin sevdiğine, canını yakan oldu

'Ruhum' dedin sevdiğine, ruhunu yıkan oldu

Din hadisileri'nin tanımladığı dine uy

Dünyaya bir kez gelir insan

Mutsuz olsan da de ki o da onurlu oldu,

Kapılma dünya hazzına

İçi lav, kor, ateş birşey dünya

Uyma beden köleliğine

İçi iğrenç birşey beden

Yapayalnız kalsan da de ki o da insanca oldu,

Kur ülkeni

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uygun

O zaman de ki ülke insanca oldu

Kur dünyayı

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine göre

O zaman de ki dünya insanca oldu.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 25.10.22/08.50


BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 328 (ŞİİR)

 Vicdan insanın içinde taşınılan, hep taşınılan birşeydir

Merhamet ise insanın kendi dışına gösterdiği vicdandır

Yani vicdan insanın kendisine aittir, gösterdiği merhamet ise başkalarına ait

Yani merhamet göstermek için başka insanların ya da birşeylerin olması gerekir

Vicdan ise insan yapayalnızken de geçerlidir, gereklidir

Bu nedenle ki merhametten önce, vicdanlı olmak gerekir

Merhametten önce vicdan gerekir

Vicdan taşınır, merhamet verilir

Et savaştır, bitki barış,

Atatürk düşmanlığı akıl-ruh sağlıksızlığı, mantıksızlık, tutarsızlık, delilik, vahşilik durumudur

Örnek ki Anıtkabir için 'Gavur yaptı' diyorlar

Ancak 'Tarihi eser' adı altında 'Gavur'ların yaptıkları şeyleri ve yerleri baştaçı ediyorlar

Atatürk'ün sigarasına, rakısına karşılar ancak zina, fuhuş, porno, ensestlik, eşcinsel evlilik

Pedofili, zoofili, eş değiştirmek, çok karılılık, çok kocalılık, çıplaklık, uyuşturucu dahil

Hertürlü ahlakdışılığın serbest olduğu ülkeler ile

Ve o ülkelerin devlet başkanıları(başkanları) ile dostlar

Ahlakdışı turistler gelecek, döviz kazandıracak diye mutlular,

Kitap okumak eskiden kültür, medenilik işi, göstergesi idi

Şimdi ise kötü insanlar bile kitap okuyorlar, öyle ki kitap bile yazıyorlar

Kitap seni

Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı dine uygun insana değiştirmiyorsa

Ya o kitap dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine aykırı kitaptır

Ya da sen kitap okumuyorsun, okuduğunu sanıyorsun demektir

Artık, kültürlülük, medenilik göstergesi kitap okumak değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uymaktır,

Bazı insanlar kendilerini ölümsüz algılayabilirler, öyle ki ölülerini ölümsüz sanabilirler,

Sözcükleri doğru anlamları ile kullanırsak

Bilge insanın dostu olmaz, ancak arkadaşı ya da yoldaşı olabilir

Çünkü 'Dost' sözcüğü 'Do' yani 'Eğitim' sözcüğünden gelir ki bilge insanın eğitime

Eğitime gereksinimi olmaz çünkü bilge zaten her konuda genel de olsa

Bilgisi olan, kendini sürekli eğiten

Doğruya, gerçeğe, mantığa ve bilgiye büyük önem veren insandır

Ancak 'Arka kollayan, koruyan, yardımcı olan, destek olan' anlamından olarak arkadaşı

Ya da yoldaşı yani bilge yoldaşı olabilir

Bu nedenle ki cehalet içindeki bu dünyada bilgelik yalnızlık getirir çünkü insanlık

Henüz bilge olmaktan çok uzak durumda

Görülmekte ki sözcükler doğru anlamlarında kullanıldıklarında ortaya çok farklı

Bir dünya, çok farklı bir durum, çok farklı bir anlam çıkabilmekte

Bu durumda açık ki dostluk bilgisizliğin, cehaletin dünyasına ait durumdur

Bu durumda yine açık ki hayvandan dost olmaz ancak arkadaş olabilir

Örnek ki köpek insana akıl, bilgi veremez ancak insanı koruyabilir

Bu nedenle yine örnek ki topraktan dost da, arkadaş da olmaz

Çünkü toprak insanı ne eğitebilir, alim ya da alime yapabilir

Ne de insanın canı tehlikeye düşerse koruyabilir

Gerçek ki sözcükleri doğru, gerçek anlamlarında kullanmak çok önemlidir, çok yararlıdır

Çok gereklidir çünkü mantığa giden yol doğrudan

Doğruya giden yol doğru sözcüklerden ve sözcüklerin doğru anlamlarında

Kullanılmasından geçer yani sözcükleri doğru anlamlarında kullanmayan

İnsanlar da, toplumlar da yanlışyolda(yanlış yolda) olurlar

Örnek ki siyaset kendini demokrasi sanmakta oysa demokrasi ahlakçılık ve bilimselliktir

Çünkü evrenin insani en doğruları ahlak ve bilimdir oysa siyaset ahlakdışı-bilimdışı dünyadır

Yine örnek ki serbestlik özgürlük sanılmakta oysa özgürlük ahlakçılık ve bilimselliktir

Çünkü ahlaka ve bilime aykırı olmak yanlış olmaktır,

Ölüm ne anne bırakır ne baba

Ne çocuk ne akraba

Kuma, toza çevirir insanı

Hiçbir bilgisi ve anısı(hatırası) olmayan

Üstelik doğaüstü güçler değil

Beyini bile olmayan atomlardır bunu yapan

Çiçeğin ölüsü de güzeldir, metalin tozu da toz

İnsanın ölüsü ise

Hayvan ölüsü gibi iğrençliğe dönüşür

Üstelik doğaüstü güçler değil

Anıları bile olmayan atomlardır bunu yapan,

Rüyaları gerçekleştirmenin en doğru yolu

Ya gerçekleşmeyecek hayallerkurmamaktır(hayaller kurmamaktır)

Ya ahlaka ya da bilime aykırı hayallerkurmamaktır,

Yaşam(Hayat) ölümlerden ölüm

Aşk ölülerden ölü beğenmektir

Çünkü evren açısından yaşam ölüm, her insan ölü demektir

Vatan altı lav, kor, ateş dolu dünyadan yer beğenmektir

Yaşamını(Hayatını) gülmek ya da güldürmek üzerine kurma

Çünkü gülmenin egemenliği akıl-ruh sağlığını geriletir

Çünkü akıl-ruh sağlığı sorumluluk(ciddiyet) gerektirir,

Birgün insanlar olağan yaşam içinde ölümsüz olabilirler

Çünkü bilim ve teknoloji sağlıksızlaşan organların yerlerine takılabilecek

Yapay organlar üretebilir

Yani insanlar birgün öldürülmediklerinde ölmeyen ölümsüzler olabilirler,

Kendime sorunsuz, sütliman, mutlu, keyifli bir yaşam istemiyorum

Çünkü yoksa bu akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyada insanların

Toplumun, toplumların, insanlığın, dünyanın, bilimini, teknolojinin sorunlarından

Uzaklaşmış olurum,

Neden 'Hayat(Yaşam)', gökkuşağı, deniz gibi güzel şeyleri ahlakdışılık sahiplenmekte

'Hayat kadını', 'Eşcinsellik', 'Çıplaklık' gibi

Oysa doğrulara sahiplenmeyen güzellik çirkinleşir

Doğru da ahlaktan ve bilimden oluşur

Çünkü insanı hayvandan ayıran en ileri farklar bunlar

Bu nedenle ki hayvanlarda ahlakçılık da, bilimsellik de bulunmaz

Kötüler de, yanlışlar da çoğaldıkça toplumun, ülkenin, ve insanlığın sorunu olurlar

Kötülükler zevkten, hazdan, nefsten; yanlışlar da insanların ve devletlerin

Mantıksızlıklarından oluşur, bu nedenle ki suçlarda yalnızca insanlar değil

Devletler de suçludur

Kötülüğe karşı savaşmamak yanlış için savaşmak durumudur

Kötü olan da bilime ve ahlaka aykırı olandır,

Bedenini sustur yoksa o seni susturur, bedenini durdur yoksa seni süründürür

Çünkü bedenin dünyası kas yani ilkellik üzerine kurulu dünyadır

Beden beyinin kaslarıdır, yani beden beyine değil beyin bedene egemen olmalıdır

Beyine de ahlak ve bilim egemen olmalıdır

Yoksa ortaya 'İnsan konuşan hayvandır' tanımı çıkar,

Kötü insanların mutlulukları doğru insanları da, iyi insanları da mutsuz etmeli

Doğru insanları da, iyi insanları da ancak doğru insanların, ve iyi insanların mutlulukları

Mutlu etmeli ki kötü insanlar bu durumu 'Kendilerinin kıskanılması'

'Meyva(Meyve) veren ağaçın(ağacın) taşlanması' gibi tuhaf, akıldışı, mantıksız, gülünç

Durum olarak tanımlarlar

Sosyopatlar da, narsistler de sokakları çok severler,

İlahlar olmasa akılsız, aptal, ahlaksız insanlar mı olacaksınız, insan değil hayvan mı olacaksınız

Öyle ise beyinleriniz ne işe yarıyor

Beyin, felsefe, mantık, bilim, ahlak, vicdan, öğrenmek, okullar, üniversiteler neden var

İlahlara tapanlar sanıyorlar ki yalnızca kendileri doğruyoldalar(doğru yoldalar)

Yalnızca kendileri doğruinsanlar(doğru insanlar), yalnızca kendileri iyiinsanlar(iyi insanlar)

İyi de 'Dünya dönüyor' diyen Galile'ye saldıranlar ilahlara inanan insanlar değiller mi idi

Bu nedenle ki dini tanımlayan Din hadisileri 'Alimin uykusu bile cehaletin ibadetinden

Üstündür' diyor

Başını örten de, ilaha inanan da kendini dinli sanmayı

Ahlakdışı, utanmazca, cinsel sunumlu, cinsel tahrikli giyinen de kendini demokrasi ve

Özgürlük sanmayı

Mutlu ya da başarılı olan da kendini akıl-ruh sağlıklı sanmayı bırakmalı

Din dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin din tanımına uymaktır

Demokrasi, özgürlük, ve akıl-ruh sağlığı da ahlakçılık ve bilimselliktir

Çünkü bilim gerçeğin dünyasıdır, ahlak da doğrunun dünyasıdır

Gerçeğin dünyasına ya da doğrunun dünyasına aykırı olunup gerçekçi de doğru da olunmaz,

Savım ki çok kişiliklilik durumu kişilik gelişiminin başında, başlangıçında(başlangıcında) oluşur

Çok kişiliklilik durumu tıpkı bebeklerin kafatasılarındaki(kafataslarındaki) parçaların

Birleşmemişlikler gibidir

Doğru kişilik pekçok kişiliğin yani beyinin bölümlerinin birleşmesinden oluşur

Çok kişiliklilik durumu beyinin bölümlerinin henüz birleşmemişlik durumudur

Çok kişiliklilik durumu örnek ki pasta yapmak için gerekli herşeyin olması

Ancak henüz pastanın yapılmamış durumu gibidir

Ve çok kişiliklilik fırıldaklık, umursamazlık, unutkanlık, saldırganlık, barbarlık, güvenilmezlik

Kararsızlık yaratır

Bu nedenle çok kişiliklilik durumu ilkel, barbar, vahşi ya da nefs kölesi

Yani ya ahlakdışı ya bilimdışı ya da hem ahlakdışı hem bilimdışı insanlarda görülür

Çok kişilikliği de, akıl-ruh sorunularını(sorunlarını) da ancak ahlaklı ve bilimsel olmak yener

Ahlaklı ve bilimsel ol

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımına uy,

Eğer ahlaklı ve bilimsel değilsen

Ya da dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine aykırı kişi isen

Akıllı(Uslu) sanma kendini

Kendini çok akıllı sandığın anlarda bile

Çünkü ahlak beyinin nitel zirvesidir, bilim de nicel zirvesi

Üniversite mezunu sanma kendini

Ahlaklı ve bilimsel değilsen

Çünkü ahlak evrenin nitel zirvesidir, bilim de nicel zirvesi

Başarılı sanma kendini

Ahlaklı ve bilimsel değilsen

Çünkü ahlak insanı hayvandan ayıran nitel en üstün fark

Bilim de insanı hayvandan ayıran nicel en üstün fark,

Doğruya doğru, yanlışa yanlış demeyen insan ya da beyin

Ya cahildir ya yandaşlık içindedir ya akıl-ruh sağlıksızlığı içindedir

Doğruya doğru, yanlışa yanlış demeyi öğren, başar

Bunu sana

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımı öğretecektir

Çocuğun yalnızca senin çocuğun değildir, topluma ve insanlığa göndereceğin insandır da

Çocuğunun dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımı ile doğru ve iyi insan olmasını sağla

Kendine de, topluma da, insanlığa da kötülük etmesin, utanç olmasın

İlkellik bedene, kasa, cinsiyete, cinselliğe, gösterişe sarılır

Bu nedenle ki moda ilkel insan türü, ilkel toplum türü, ve ilkel insanlık türü yaratır

Bu nedenle ki moda kölesi insanların, toplumların, insanlığın Mağara çağı'ndaki

İnsanlardan, dönemden farkı olmaz

Dünya üniversite dolu olsa da,

Sanmayın ki toplumları, ülkeleri siyasetçiler ya da hükümetler ya da devlet yönetiyor

Onları durum ki moda yönetmekte

Moda ahlakdışılaştıkça ya da bilimdışılaştıkça onlar da öyle olurlar

Sanmayın ki ülkelerin tepelerinde devletler, hükümetler, siyasetçiler vardır

Bilin ki onların da tepelerinde moda vardır

Gerçek ki ülkeler dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din ile yönetilmedikçe

Siyaset-Özel sektör-Moda ahlakdışılık-bilimdışılık üçgeninin kölesi kalırlar,

Gerçek saygı secde ile de, el-eteköpmek(el etek öpmek) ile de, hazırolda durmak ile

Yiyecek-içecek sunumu ile de olmaz

Gerçek saygı ancak dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uymak ile olur

Gerçek saygı Zeus'a gösteriline saygı da, hükümdara gösterilen saygı da değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımına saygı ile olur

Bu nedenle ki dini tanımlayan Din hadisileri 'Sultanlarla düşüpkalkan alim de hırsızdır' diyor

Dünya yalan değil, dünya doğrucu değil ancak gerçekçi

Yalan olan şey insanlar, sokaklar, siyaset, özel sektör, moda, nefs

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine sarıl, ve yalan olmayan dünyaya yürü,

Ahlakdışılık içindeki insanların da, toplumların da, ülkelerin de kendilerinde sevilmesini

İstedikleri şey ahlakdışılıklarıdır

Bilimdışılık içindeki insanların da, toplumların da, ülkelerin de kendilerinde sevilmesini

İstedikleri şey bilimdışılıklarıdır,

Öğren ki baş ağrısı da, mide bulantısı da gizli şeker hastalığından olabilir

İkisi birden varsa bu olasılık daha da güçlenir

Gizli şeker hastalığı da çok tehlikeli, çok zararlı, ölümcül hastalıktır

Gizli şeker sorununa karşı sıpor(spor) yap, bol su iç, yoğurt ye

Dini tanımlayan Din hadisileri 'Din bilimdir, bilim yoksa din de olmaz

Bilim Çin'de de olsa git öğren' diyor

Din yiyecek, içecek dağıtmak değil, dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dini

Dağıtmaktır

Din elinde yiyecek, içecek kapıları(kapları, kabları, kabıları) ile değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din ile dolaşır

Din mideye ya da nefse değil beyine hizmet eder

Vay ki kendilerini dinli gösteren siyasetçilere çünkü din siyasete karşıdır

Çünkü siyaset toplumları bölen, insanları birbirlerine düşman eden, yandaşlık yaptıran

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyadır

Bu nedenle de dini tanımlayan Din hadisileri 'Sultanlarla düşüpkalkan alim de hırsızdır' dedi

Bakın bakalım kaç siyasetçinin ya da siyasi partinin dünyasında sultanlara şakşak yok

Anlamıyor musun ey insanlık; demokrasi, laiklik, özgürlük diye de

Din diye de yanlış yola götürülmektesin

Çünkü siyasetçinin ya da siyasetin götürdüğü yol doğruyol değildir

Çünkü siyaset akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyadır

Bu nedenle ki barbarlık, ahlaksızlık, bilimdışılık, utanmazlık, insanlıkdışılık getirir,

Medenilik de, çağdaşlık da getirilen, sunulan, yapılan herşeye yandaşlık değildir

Hele ki ahlakdışı şeylere şakşakçılık ya da yandaşlık hiçdeğildir(hiç değildir)

Medenilik de, çağdaşlık da ahlakdışı ya da bilimdışı şeylere saygı göstermek değildir

Medenilik de çağdaşlık da ahlaka ve bilime uygun şeyleri istemek

Ahlaka ve bilime aykırı şeylere karşı çıkmaktır,

Hiç sevmediğim insanlardan biri de yurt dışında okumaya gidenlerdir

Biri de birden çok üniversite okuyanlardır

Çünkü onlar gerçekten anlaklı(zeki) olsalar anlaklarını kendi vatanlarında

Ve tek, bir üniversite okumak ile de gösterebilirlerdi

Türkiye'de 200 üniversite var, neyine yetmiyor

Çok anlaklı isen 1 üniversite okumak neyine yetmiyor

Bu duruma 'Uluk(Başarısız, tembel, tenbel) çiftçinin üvendiresi(övendiresi) çok olur' denilir

Onları gören de öğrenmeye, bilgiye, yaratıcılığa çok hevesli(istekli) sanır

Oysa onları yöneten bilim, akıl(us), anlak, mantık değil nefstir

200 üniversiteden 1'er dahi çıksa Türkiye dahikaynardı(dahi kaynardı)

Dünyanın üniversite, eğitim merkezi olurdu

Ancak durum ki ülkede üniversite mezunu dahi, alim, alime, bilge değil

Örnek ki üniversite mezunu dansöz, üniversite mezunu üfürükçü, üniversite mezunu üçkağıtçı

Üniversite mezunu ikiyüzlü, üniversite mezunu yalancı, üniversite mezunu ahlaksız

Üniversite mezunu cahil, üniversite mezunu barbar, üniversite mezunu sömürücü

Üniversite mezunu yoz çoğalmakta

Çünkü üniversite kavramının 'Ahlak, bilim, evrensellik, ve vicdan' olduğu bilinmiyor

Üniversitenin alimlik, alimelik, bilgelik kapısı değil iş, para, servet kapısı olduğu sanılıyor

Gerçek müzik sanatçısı, önce sesi güzel değil, önce ruhu doğru insan demektir

Yani ahlakçı ve bilimsel insan demektir

Yani topluma ve insanlığa ahlaklı, bilimsel, doğru, iyi, güzel şeyler öğreten

Topluma ve insanlığa ahlak ve bilim ile doğru örnek olan insan demektir

Bu nedenle ki Atatürk 'Sanatsız kalmış bir toplumun hayat damarlarından biri kopuktur' dedi

Durum ki dünyada ne demokrasi var, ne özgürlük var, ne akıl-ruh sağlığı var

Ne doğru sanat var, ne din var, ne doğru eğitim, ne adalet, ne doğru ekonomi

Ne doğru devlet, ne doğru vatan, ne doğru ülke, ne doğru anayasa, ne doğru hukuk var

Herşey ezbere ve laylaylom

İnsan 'Gemisini yürüten kaptan' değil, dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dinin

Yönettiği insan olmalı.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 25.10.22/05.09


21 Ekim 2022 Cuma

LEŞ (ŞİİR)

 Dünyaya üçlü çete egemen

Biri özel sektör, biri moda, biri siyaset

Özel sektör ekonomi adı altında vatanları sömürür

Moda akıldışılık-ahlakdışılık-insanlıkdışılık yayar

Siyaset de hukuk adı altında onları korur

Ve üçü bir kuzgunun parçalarını oluşturur,

Vatan değirmen

Ekonomi pasta

Sahibi özel sektör

Siyaset bekçisi

Halka düşen, kırıntılar,

Vatan gemi

Özel sektör sahibi

Siyaset koruması

Demokrasiye düşen

Hiçlik,

Ülke ada

Moda sahibi

Hukuk koruyucusu

Akıl-ruh sağlığına düşen

Delilik,

Oysa 'Önce ahlak ve bilim' dedi

Dahi Muhammed

'Önce ahlak ve bilim' dedi

Dahi Atatürk

Şimdi ise konuşan

Siyaset adı altında özel sektör ve moda ile kolkola(kol kola) girmiş

Ahlakdışılık ve bilimdışılık,

Toplumlar ya cahilleştikçe ya delirdikçe yükselir siyaset

Çünkü siyaset ahlakdışı ve bilimdışı dünya

Çünkü toplumları böler ve insanları birbirlerine düşman eder

Ve ya ahlakdışı ya bilimdışı dünya ister

Çünkü siyaset ahlakdışı ve bilimdışı dünya,

Ahlak ve bilim en doğru devlet

Ahlakdışılık ve bilimdışılık kuzgun

Ya ahlak ve bilim başa

Ya kuzgun leşe

Muhammed'in de, Atatürk'ün de istediği gibi sarıl ahlaka ve bilime

Devlet ahlak ve bilim ile yönetilsin, ekonomi devletçi olsun

Olma ahlakdışılığa ve bilimdışılığa yani insanlıkdışılığa leş

Ahlaka ve bilime aykırı yerden pis kokular çıkar Anlarsın ya var, ya olmuşsun leş.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 22.10.22/06.11

ÖLÜM (ŞİİR)

 Alıp götürüveriyor ölüm

Sanki yaşamak şımarıklıkmış gibi

Alıp götürüveriyor ölüm

Sanki yaşamak yaramazlıkmış gibi,

Ne rengin rengine acıyor

Ne sesin sesine

Ne canın canına acıyor

Ne tenin tenine,

Çekip götürüveriyor ölüm

Sanki hayat kaçamakmış gibi

Çekip götürüveriyor ölüm

Sanki hayat oyun bozanlıkmış gibi,

Ne hatıralara acıyor

Ne hayallere

Ne emeklere acıyor

Ne sevmeklere.


Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 17.9.17/14.56

20 Ekim 2022 Perşembe

SİYASETİN KENDİSİ DEZENFORMASYON DURUMU (ŞİİR)

 Türkiye'de durum ki akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir merkez

Türkçe düşmanlığı, mantıksızlık, ve vahşilik

Bir merkez de Türkçe düşmanlığı, mantıksızlık, ve cinsel ahlaksızlık pompalamakta

Yani ortak yönleri Türkçe düşmanlığı

Ancak bir merkez bunu bilinçli olarak, Arablaşmayı başarı sanarak

Bir merkez de bilinçsiz olarak, haz olarak, Batılılaşmayı başarı sanarak yapmakta

Birinin dinin dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin din tanımını

Birinin de demokrasinin, laikliğin, ve özgürlüğün ahlakçılık ve bilimsellik

Batının ise ahlakdışı ve bilimdışı dünya türü olduğunu

Ahlakın beyinin insani nitel zirvesi

Bilimin de beyinin insani nicel zirvesi olduğunu bilmediği açık

Yani birileri Batıya benzedikçe, birileri de Araba benzedikçe bayram etmekte

Oysa doğru olan şey birilerine benzemek değil ahlaklı ve bilimsel olmaktır

Bu nedenle ki Muhammed 'Din ahlak ve bilimdir, ahlak ve bilim yoksa din de yoktur'u

Atatürk de 'Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin'i öğretti

Siyaset ise ahlakı ve bilimi umursamayan laylaylom dünyadır

Açık ki bir merkez dinin Arablaşmak değil, dini tanımlayan Din hadisileri'nin

Din tanımı olduğunu

Bir merkez de demokrasinin Batılılaşmak değil ahlakçılık ve bilimsellik olduğunu bilmiyor,

Bu iki merkez

Üstelik de Türkçe karşılıkları varken

'Hijyen, etik, misyon, vizyon, performans, aktivite, aktivasyon' gibi Batıca sözcüklerini

Kullanmakta

Ancak Arabçı olan merkez yine Türkçe karşılıkları varken 'Kıyafet, fikir, bahsetmek

Bariz, devasa, kadim, farzetmek, faaliyet, mesela, misal, münasip, mütemadiyen

Lazım, mecbur, netice, muhakkak, nihayet, kıymetli, mülakat, mühim, mükafat

İlave, kabiliyet, istikbal, ihtar, ihtimal, imtihan, hassas, istirahat, istikamet' gibi

Arabça sözcükleri kullanmakta, ve kullandırmaya çalışmakta

Oysa hem kendi dilini kullanmayan insan da, toplum da yanlış yoldadır

Hem kendi dilini kullanmayan insan ve toplum düşünsel eksiklik içinde olur

Hem de Türkçe düşmanlık Türkiye'ye düşmanlık durumu olur,

Şimdi bir de Fıransızca/Fransızca sözcük olan 'Dezenformasyon'lu

'Dezenformasyon yasası' diye bilinen yasa geldi

Türkiye'deki, Türkçeye yönelik ilgisizlik, dikkatsizlik, sorumsuzluk gibi şeyler

İletişim bakanlığının yayınlamakta olduğu 'Dezenformasyon bülteni' adlı şeyde de

Acı biçimde görülmekte

Yani hem 'Dezenformasyon', hem 'Bülten' sözcüğü, ve ikisi de Fıransızca

Tuhaf ki Osmanlı imparatorluğu'nun son dönemlerinde de Fıransızca hayranlığı oluşmuştu

Ancak siyaset/politika denilen şey unutmamalı ki siyasetin kendisi de 'Dezenformasyon'dur

Çünkü siyaset hem beyinin, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, ve evrenin temel koşulları olan

Ahlaka ve bilime aykırı dünya durumundadır

Hem de siyaset toplumu bölmek, insanları birbirlerine düşman etmek

Ve toplumu yanıltmak, öyle ki kandırmak üzerine kurulu dünyadır

Örnek ki kendisine 'Dinli' denilen bu toplum mu zinanın, genelevlerin

Ahlakdışı pılajların(plajların), eşcinselliğin, eşcinsel evliliğin serbest olmasını istiyor

Yoksa siyaset mi bunları dayatıyor,

Gerçek ki siyaset demokrasiye, özgürlüğe, adalete, akıl-ruh sağlığına, insanlığa aykırıdır

Bu nedenle de yasaklanmalıdır

Türkiye de, tüm dünya da Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Ahlak ve bilim' ile

Yönetilmelidir

Tek doğru yol, tek çözüm, tek medenilik, tek insanca dünya durumu budur

Durum ki siyasetli günler Türkiye'nin de, dünyanın da

Karanlıkgünleri(Karanlık günleri) durumudur

Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Ahlak ve bilim'de birleş

Ahlakı, bilimi, ve Türkçeyi koru ve geliştir


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 21.10.22/02.50


17 Ekim 2022 Pazartesi

AKP’YE MANTIK DERSİM-1-KADER (ŞİİR)

 'Mantık' sözcüğüne Türk dil kurumu 'Arabça' diyorsa da

Bence Türkçe sözcük çünkü Türkçedeki 'İnsan' anlamına gelen 'Men/Man' sözcüğünden

Ve 'Tıkırtıkır/Tıkır tıkır' anlamına gelen Türkçe sözcükten türetilmiş

Yani savım ki 'Mantık' sözcüğü 'Tıkırtıkır çalışan beyin' anlamında sözcük

Yani 'Mantık' sözcüğü de Türk dil kurumu'nun yanıldığı sözcüklerden bence,

Mantık dikkatten sonraki en önemli şeydir çünkü dikkat olmazsa mantık da olmaz

Ve mantık olmazsa akıl-ruh sağlığı, felsefe, bilim, ahlak, din, adalet de olmaz

Bu nedenle okullarda okutulması gereken en önemli ders mantık dersi olmalıdır

Ancak durum ki üniversitelerde bile mantık öğretilmiyor ki üniversite mezunu insanlar bile

Mantıksızlık içindeler

Örnek ki kimisi sütyen-külot ortalıkta dolaşıyor

Kimisi sigara, içki içiyor

Kimisi astrolojiye, fala, büyüye inanıyor

Kimisi bozulan araçları, eşyaları, cihazları dua ile onarmaya çalışıyor

Kimisi hastalıkları tıp(tıb) bilimi ile değil dua ile iyileştirmeye çalışıyor

Kimisinin bedeni pirsing, dövme gibi ilkellik, vahşilik kültürüleri(kültürleri) ile dolu,

Her dilde her harf, nokta, virgül bile çok önemlidir

Bu nedenle ki sözcüklerde harf, nokta, virgül eksiltmek çok yanlıştır

Çünkü sözcüklerin anlamsızlaşmalarına da, anlaşılamamalarına da neden olabilir

Örnek ki Arabçadaki 'Kader, keder'

Türkçedeki 'Elek, yelek'

Bu nedenle ki ilerlemek, yükselmek, güçlenmek isteyen bir ülke ya da toplum

Önce kendi dilini geliştirmelidir, güçlendirmelidir

Yani el sözcükleri ile dil olmaz

Ancak görülmekte ki üstelik de Türkçeleri varken Türkiye'ye 'Hijyen, etik, vizyon, misyon

Performans, aktivite, aktivasyon, kıyafet, fikir, bariz, devasa, kadim, bahsetmek' gibi

Yabancı sözcükler katılmakta

Oysa bir ülkenin ya da toplumun gücünü önce dilindeki başarı belli eder

Gerçek ki 'Yabancı sözcük' sanılan pekçok sözcük gerçekte Türkçe kökenlidir,

'Kader' sözcüğünün yalnızca kullanılış biçimine bakılsa da

'Ben çok kaderliyim', 'Ben çok kadersizim'

'Kaderimde zengin olmak da varmış', 'Kaderimde yoksul olmak da varmış' gibi 

Örneklerinde görüldüğü gibi

Hem olumlu, hem de olumsuz anlam içeren, öziçeriksiz ve dışsal bir sözcük olduğu anlaşılır,

Dil başka diller üzerine kurulursa sözcükleri zamanlar anlamsızlaşır, tuhaflaşır, anlaşılmazlaşır

Örnek ki 'Kader' denilen sözcüğün doğrusu, Arabçadaki 'Dehr' sözcüğünden

'Dehr' sözcüğü de birisinin başına birşey gelmesini anlatan 'Dehere' sözcüğünden

'Dehr' sözcüğü de Saba(Sebe) dilindeki 'Dhr' sözcüğünden geliyormuş

Sabaca 'Dhr' sözcüğü de 'Yok etmek' anlamına

Ancak eski bir Sami dili olan Ge'ez dilinde 'Dhr' sözcüğü 'Kutsamak' ve 'Lütufta bulunmak' 

Anlamlarına geliyormuş

'Sami' ise 'Arap, İbrani, Süryani (Arami, Keldani, Asuri), Akad' gibi halkların ait olduğu kitle

Bu nedenle eski Arap şairleri başlarına gelen iyiliği hem de başlarına gelen kötülüğü de

'Dehr' olarak tanımlamışlar

Ancak dikkat edin, 'Kendilerinin yaptığı ya da kendilerine yapılan iyilikleri ve kötülükleri' değil

'Başlarına gelen' iyilikleri ve kötülükleri

Ancak Arabçadaki 'Keder, heder, ender' sözcüklerinin olumsuz anlamlarından da 

Anlaşılacağı gibi Arabçada iki heceli sözcüklerde 'der' son eki olumsuzluk vermekte

Bu nedenle ki iki heceli olan 'Kader' sözcüğü de olumsuzluk demek olur

Yani bu durumda, olumlu, iyi, güzel, mutlu şeylere 'Kader' denilemez

Yani yalnızca kötü şeylere 'Kader' denilebilir

Dilfelsefesi, dilmantığı, ve dilbilimi gereği ,

Vikipedi'de diyor ki 'Kader ya da yazgı=Önceden ve değişmeyecek bir biçimde belirlenmiş 

Olay akışı'

Ancak bu tanım 'Kader' sözcüğüne hem doğaüstü bir anlam vermeye çalışan

Hem 'Olay akışı' diyen yanlış bir tanımdır

Çünkü 'Kader' denilen şey 'Olay akışı' değil, 'Son, son durum'dur

Ve 'Son'lar insanların kendilerince de, başka insanlarca da yapılabilir

Örnek ki başka bir ülkeye giden insan da 'Kaderimde buralara da gelmek varmış' diyebilir

Ki kendi isteği ile oraya gitmiş olmakta

Örnek ki kendisine atılan iftira yüzünden hapisedüşen(hapise düşen) insan da 

'Kaderimde hapisedüşmek de varmış' diyebilir

Örnek ki sivrisinekten bulaşan sıtma sonuçu(sonucu) ölen insanın son sözü de

'Kaderimde bu da varmış' diyebilir

Örnek ki kafasını direğe vurup ölen insanın son sözü de 'Kaderimde bu da varmış' diyebilir

Örnek ki deprem ile evi yıkılan insan da 'Kaderimde bu da varmış' diyebilir

Demek ki 'Kader' sözcüğü öncelikle 'Birşey yapmaya gücü olan birşeyi' içerir

Yani dünyadaki ve evrendeki, insanlara yönelik birşey yapmaya, oluşturmaya yönelik herşey

'Kader' yapabilir

Dini inançlarda ilah var olduğundan ilah da insanlara yönelik birşeyler yapma olanaklıdır

Bu durumda 'Kader' genelde beşe ayırılır(ayrılır):

1- İnsanın kendisinin yaptığı kader

2- Öteki insanların yaptığı kader

3- İnsan olmayan canlı varlıkların yaptığı kader

4- Cansız varlıkların yaptığı kader

5- İlahların yaptığı kader,

Bu durumda örnek ki gerekli bilimsel, teknolojik, ve insani önlemlerin alınmadığı

Kömür ocaklarındaki gırizu(grizu) gibi nesnel nedenli kazalar da

Göçük gibi öznel nedenli kazalar da 'İnsani kader'lerdendir yani 'İnsan nedenli kader'lerdir

Yani bu kaderlerde örnek ki ilahların etkisi yoktur

Oysa deprem insanların yaptığı birşey değildir ancak depreme karşı dayanıklı 

Yapılar yapmamak yani depreme karşı bilimsel, teknolojik, ve insani önlemlere uymamak

İnsani etkidir

Ancak bu durumda da ya 'İnsanların önlemleri ilahların yaptıklarını yenebiliyor' durumu

Ya da 'İlahlar kendi yaptıklarına karşı insanların savaşmasını, mücadele etmesini 

Önlem almasını istiyor' durumu oluşur ki bilimde ve teknolojide ilerleme

İkinci durumun geçerli olduğunu göstermekte ki durum ki Hıristiyan(Hristiyan) Batı

Bunu anladığı için bilim ve teknoloji ile sorunlara karşı önde,

Bu durumda açık ki bilimsel ve teknolojik önlemler alınmadığı için oluşan kazalar

'İlahi kader' olarak tanımlamazlar, yorumlanamazlar

Yani insanlar yaptıklarını ya da yapmadıklarını 'İnsani kader' olarak tanımlayabilirler

'İlahi kader' olarak değil

Çünkü bilimin ve teknolojinin sorunlara karşı başarısı ilahların yapacaklarına karşı

İlahların önlem alınmasını istedikleri açıktır yoksa bilim ve teknoloji hiçbir sorunu çözemezdi

Bu durumda dinsel inançlar açısında yalnızca ölüm 'İlahi kader' olarak tanımlanabilir

Ölümlerin nedenleri değil

Bu nedenle örnek ki hiçbir maden ocağı kazası 'İlahi kader' olarak tanımlanamaz

Çünkü ya insan hatasıdır(yanlışıdır)

Ya da Allah vermiş olsa da önlem alınması gerekir çünkü durum ki Allah böyle istiyor

Çünkü Muhammed de 'Din bilimdir, Çin'de de olsa gidip öğrenin'

Ve 'Devenizi önce sağlam kazığa bağlayın, sonra Allah'a emanet edin' diyor

Ve bilim, teknoloji, medenilik ilerlerse sorunlar ya azalmakta ya yok olmakta

Bu nedenle ki pekçok hastalık, en azından pekçok ülkede artık yok olmuş durumda

Yoksa asla yok olmazlardı

Bu nedenle ki İslamiyet dini inançında(inancında) 'Doğal ölüm'den 

Yani, Allah'ın kendisinin doğrudan verdiği 'Ölüm'den başka

Boyuneğilecek(Boyun eğilecek) kader yoktur

Batı dünyası bunu anlamış ki bilimde ve teknolojide ilerlemekte

İslamcı dünya bunu anlamamış olmalı ki bilimde ve teknolojide gerikalmakta(geri kalmakta)

Bu durumda açık ki Allah verdiği sorunları 'Boyuneğilsin' diye değil 

Çözülsün, insanlığın zekası(anlakı) ilerlesin diye vermekte

Bu nedenle ki hadis 'Bilim Çin'de de olsa gidin öğrenin' diyor.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 18.10.22/05.15


16 Ekim 2022 Pazar

DEZENFORMASYON YASASI DEĞİL AHLAKSIZLIK YASASI GEREKLİ SAVIM (ŞİİR)

 İnsanlığın 21. yüzyılda da temel sorunu sözcüklerin doğru anlamlarını bilmemektir

Bu nedenle benim birinci görevim, birinci işim

Sözcüklerin doğru anlamlarını öğretmektir

Dünyadaki binlerce üniversite bile sözcüklerin doğru anlamlarını öğretmemekte

Örnek ki felsefe diye, 'Konulardaki ve sorunlardaki tüm olasılıkları tarafsızca ve dürüstçe

Araştırmak ve sunmak bilimi' tanımı değil

'Felsefe tarihi, felsefecilerin sözleri' falan öğretilmekte

Demokrasi diye, 'Ahlakçılık ve bilimsellik yönetimi' tanımı değil 'Siyaset, siyasi parti

Siyasetçilik, siyasi parti yönetimi' öğretilmekte

Özgürlük diye, 'Ahlakçılık ve bilimsellik' değil 'Serseriliğin kardeşi olan serbestlik

Yani ahlakdışılık ve bilimdışılık' öğretilmekte

Adalet diye 'Ahlakçılık ve bilimsellik' değil ahlakdışı-bilimdışı dünya olan siyasetin yaptığı

Yasala(Kanunlar), hukuk öğretilmekte

Din diye, dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımı değil

'Gelenekler, görenekler, töreler' yani Din hadisileri'nin din tanımına aykırı şeyler 

Öğretilmekte,

İnsanlık gerçeklerden ve doğrulardan

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyalar olan siyaset ve moda yüzünden

Öylesine uzaklaştırılmış ki Türkiye'de, siyasi iktidarın yaptığı ve 'Dezenformasyon yasası'

Diye bilinen yasadaki 'Yalan, doğru, gerçek' sözcüklerine bile

'Kime göre yalan, kime göre doğru, kime göre gerçek?' gibi saçmasapan, abuksubuk

Tepkiler, itirazlar yapılmakta ki bu ülkede binlerce lise, 200 üniversite var ve

Anlaşılmakta ki bu liseler ve üniversiteler daha ya 'Gerçek ne, doğru ne?' öğretmiyorlar

Ya da bunları yanlış öğretiyorlar yani 'Sana göre, bana göre, kime göre?'li yani

Göreliliğin safsata biçimi ile öğretiyorlar

Çünkü bilimde 'Gerçek' ve 'Doğru' sözcüklerine 'Kime göre?' sorusunu sormak

Ya cehalettir ya anlak(zeka) düşüklüğü durumudur çünkü 'Gerçek' tanımı 'Bilim'e göredir

'Doğru' da ahlaka göredir

Çünkü bilim beyinin ve gerçeğin nicel zirvesidir

Ahlak da beyinin ve doğrunun nitel zirvesidir

Bu nedenle örnek ki hayvanlarda ahlak ve bilim olmaz

Yani insanlar, toplumlar, ve insanlık 'Gerçek' demenin 'Bilim', 'Doğru' demenin 'Ahlak'

Demek olduğunu öğrenmelidirler artık

Yoksa durumları havanda su döğmek, ve bostan beygiri gibi hep aynı yerde dönmek durumu

Olur ki siyasetin amaçı(amacı) da zaten 'Demokrasi' diye bu durumları yutturmaktır

Yani 'Yanlış' denilince 'Bilime ve ahlaka göre yanlış'ı insanlar, toplumlar, ve insanlık

Siyaset diktatörlüğüne ve cehaletine karşın(rağmen) öğrenmek zorundalar artık,

'Dezenformasyon yasası' denilen şey demek ki kendine ölçü, ölçüt, pusula, önder, lider

Olarak 'Ahlak'ı ve 'Bilim'i alırsa doğru olur yoksa yanlış olur

Yani ahlaka ve bilime aykırı şeylere karşı olmak zaten akıl-ruh sağlığının da, demokrasinin de

Laikliğin de, adaletin de, medeniliğin de, özgürlüğün de görevidir

Ancak bu yasa ahlaka ve bilime aykırılıklara karşı olmak yerine yandaş ise 

Bu durumda öncelikle kendisi 'Dezenformasyon' durumu olur,

Durum ki 'Dezenformasyon' denilen şey ahlaksızlıktır yani utanmazlıktır

Yani insan ile hayvan arasındaki nitel en önemli farkın yok edilmesidir

Bu nedenle temel çözüm 'Dezenformasyon yasası' değil

Ahlaksızlığı yasaklayan 'Ahlaksızlık yasası' olmalıdır ki bunun içine ahlaksızlığın bir türü olan

Dezenformasyon da girer

Ancak bu durumda açık ki ahlakdışı moda türü de, ahlakdışı pılaj(plaj) türü de

Toplumsal alanlara ahlakdışı halle çıkmak da

Bar, pavyon, genelev, zina, eşcinsellik gibi ahlaka aykırı öteki şeyler de

Yani ahlaka aykırı herşey de yasaklanmalıdır ki bunun içine siyaset ve özel sektör de girer

Çünkü siyaset toplumu bölmek, ve insanları birbirlerine düşman etmek biçiminde 

Özel sektör de toplumun vatanını, emeğini, ve gereksinimlerini sömürmek biçiminde 

Ahlaksızlıktır,

Gerçek ki toplumlar için de, insanlık için de en büyük, en kötü dezenformasyon ahlaksızlıktır

Çünkü ahlak çökerse yalnızca demokrasi ve adalet değil akıl-ruh sağlığı da çöker

Savım ki ahlaksızlığa karşı 'Ahlaksızlık yasası' çıkarılmalı

Ve hertürlü(her türlü) ahlaksızlık yasaklanmalıdır, bundan başka genel, mutlak çözüm yoktur,

Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi

Savım ki Türkiye de, tüm dünya da Muhammed'in de, Atatürk'ün de istediği gibi

'Ahlak' ve 'Bilim' ile yönetilmelidir

Yoksa ülkelere de, dünyaya da barış, huzur, güven, dostluk, birlik asla gelmez

Atatürk'e de 'Yurtta barış, dünyada barış' dedirten şey

Atatürk'ün 'Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin, örnek alın' diyecek kadar

Ahlakçı ve bilimsellikçi olmasıdır.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 17.10.22/09.08



ÖĞRETMENSİZ EĞİTİME GEÇİLMELİ

 Artık iyice bilimsel ve teknolojik bir çağ başladı. Sanayide makineleşme yerini artık robotlaşmaya, robotlara bırakıyor. Bilgisayarın ve internetin doruk gelişimi; çağı öz olarak değil ama biçim olarak çok değiştirdi ve değiştirecek de. Sanayide makineleşme, işçilerin işsiz kalmasına yol açıp işsizliğe neden oluyor. Buna çözüm ise robotları yapan sanayide işçiye gerek olmasıyla açıklanmaya çalışıldı ama düşünülmedi ki robotları da robotlar yaparsa ne olacak? 


Sanayideki bu robotsal gelişim, eğitime de uygulanmak zorunda. Bunun iki nedeni var: 

1- Ekonomik neden 

2- Toplumsal neden. 


Şimdi bunları sırasıyla açıklayayım: 

1-EKONOMİK NEDEN: 1.000 öğrenci için, 50’şer öğrencilik sınıftan 20 sınıfa gerek var. 20 sınıfa ise tüm eğitim yılı boyunca yalnızca bir ders okutulduğunu varsayarsak örnekleme için, 20 öğretmene gerek var. Bir öğretmenin aylık ücretini, sigorta gideri ve öteki giderleri dışlayıp 1.500 Tl. varsayarsak bu, ayda 30.000 Tl. gider demektir, devlet için. Yılda 5 ayrı öğretmenle 5 ayrı ders okutulduğunu varsayarsak, aylık ücret toplamı: 150.000 Tl. yapar. Eğer sınıf başına öğrenci sayısını 50’den 30’a indirirsek daha çok öğretmen ve daha çok sınıf gerekecektir ki bu da daha çok masraf demektir. Oysa 1.000 öğrenci, tek bir büyük sınıfta, her öğrencinin önünden bir bilgisayar olarak, hiç öğretmensiz öğrenim ve eğitim görebilir. Bir bilgisayar saatde 100 wat elektrik yaksa ki yakmaz, ve her bilgisayar günde 10 saat açık kalsa ki kalmaz, günde 1 Kw. elektrik yakar. Bu da 1.000 bilgisayar için 1.000 Kw. yapar. Elektriğin Kw’ı: 300 Krş olsa; günde 300 Tl. elektrik gideri yapar. Bu da ayda 9.000 Tl. yapar. Oysa yılda tek bir ders için, 50’şer öğrencilik sınıflardaki 1.000 öğrenci için gerekli 20 öğretmen için, aylık 1.500 Tl. maaştan; aylık, toplam: 30.000 Tl. maaş ödenmesi gerekir ki buna sigorta ve öteki giderler katılı değil. Bir de her ders için ayrı öğretmenli yılda 5 ders için bunu hesaplarsak, ayda 150.000 Tl. maaş ödemesi gerekir. Bunu bir de ülke çapında düşünün. Ayrıca sınıf sayısı arttıkça, okul yapma maliyeti de artar. Oysa 1.000 öğrencilik sınıflar düş değildir, böylesine bilimsel ve teknolojik bir çağda. Bir de yeni enerji yatırımlarıyla elektriğin Kw'ının azalacağını hesaplarsak, aylık elektrik gideri daha da azalacaktır ki zaten bilgisayarların günde 8 saat değil 10 saat ve haftada 5 gün değil 7 gün açık kaldıklarını varsaydım. Yani gerçekte aylık elektrik gideri, 9.000 Tl.’nin de altında. Yani bir derslikten, ayda en az 141.000 Tl. tasarruf sağlayacaktır devlet. Bunu ülke çapında hesaplarsanız, trilyonu bulur. Bir de sigorta ve öteki ödemeleri de hesaplayın. 

Bu eğitim düzeninin teknik temeli ve yapısı, işin uzmanlarınca kolayca çözümlenir. Aynı anda, tüm bilgisayar ekranlarında aynı ders verilir, öğrenciler birbirleriyle yardımlaşır… Sorular anında görevli, sınırlı sayıdaki öğretmene; uzaktan ve internetle sorulur ve tüm öğrenciler de ekranlarında görür. Bunlar kolay iş… 

Dünyada ordular bile robot askerlere geçmeye çalışırken, eğitimde de bunun uygulanması zorunludur er ya da geç. 

2.TOPLUMSAL NEDEN: Tüm dünyadan gelen haberlerle artık; ‘’Öğrencisiyle sevişen öğretmen; öğretmeniyle sevişen öğrenci; öğrencisine tecavüz eden öğretmen; öğrencisini taciz eden öğretmen; bir yılda 5.000 erkekle yatan, evli ya da bekar kadın öğretmen; eşini aldatan öğretmen; eşcinsel öğretmen; fuhuşta yakalanan öğretmen’’ gibi haberlere alıştık ne yazık ki. Bugün bunlar, milyonda bir de olan şeyler olabilir ama bu önemli değil. Bundan 100 yıl önce de bu ülkede fahişe ve eşcinsel, toplam 100 taneyse, şimdi milyonları buldu. Yani sayının azlığı önemli değil olayın gelişim yönü ve eğilimi önemli. Anlaşılan o ki genelde Batılılaşma, özelde ise Ab’lileşme süreci ile bu tür olaylar ender değil gittikçe hızlanacak ve yaygınlaşacak şeylerdir. Düşünün ki birer ruh hastalığı olan eşcinselliğe ve fahişeliğe bile insan hakları, emekçi nitelikleri verilmektedir; psikologlar ‘’Bunlar birer ruh hastalığıdır yani zararlı ve kötüdür; önlenmelidir.’’ diye bas bas bağırırlarken. Görülen o ki siyasiler; bilimcileri dinlemiyorlar ve dinlemeyecekler de. Korkulan olacak ve tüm dünya bu tür olaylarca kuşatılacaktır; önlenilmek yerine. Bu durumda, eğitim; özelde öğrencilere, genelde insanlara eğitim verirken onların ruhlarını, akıl ve ruh sağlıklarını yok edecektir. Buna izin verilemez. Abd’de, Ab’de bunlar yaygın ve yasal olsa da bunlara izin verilmemelidir, verilemez. Dünyayı paranın ve oyun değil bilimin ve ahlakın yönetmesini sağlamak zorundayız. Bu tür öğretmenlerin olduğu ya da olabileceği okullara kimse çocuklarını göndermek istemez ki bu da insanca, bilimsel bir hak ve davranıştır. 


On yıldır öğretmenler üzerine araştırma yapıyorum. İnternetteki öğretmen bloglarına bakarsanız; ahlak, onur, mantık ve genel kültür yoksunu yazılar görürsünüz. Dünyada, öğretmenler arasında; cinsel yozluk, kültürel yozluk, ahlaksal yozluk, bilimsel yozluk, mantıksal yozluk gittikçe yayılmaktadır ve buna yasalar karşı çıkmamaktadır. Yani yasalar önlem almazsa, bunun sonu yoktur ki birgün gelir de okullarda öğretmen ve öğrencilerin çırılçıplak ders yaptıklarını duyduğumuzda şaşmamamız gerekecektir. Abd ve Ab emperyalizmlerinin eğitimini örnek alan eğitim düzeni; eğitimi yozlaştırmış ve yozlaştıracaktır. Abd ve Ab ahlaksızları, psikopatları ve sosyopatları sever; bilgeleri, evliyaları, bilimselleri sevmez. Çünkü emperyalizm bilge, evliya, ahlaklı, onurlu, insanca olsa zaten var olamazdı. Var olsaydı, ona emperyalizm(sömürgecilik) değil insancalık derdik. 


Atatürk’ün kastettiği öğretmenliğin, öğrenciliğin ve eğitimin yerini; Abd ve Ab emperyalizmlerinin ve özel sektörün (Kapitalistlerin) kastettiği öğretmenlik, öğrencilik ve eğitim almaktadır. Gidiş iyi değil kötü ve korkunçtur; insanlık dışıdır. Eğitimi, öğretmenliği, öğrenciliği, ülkeyi ve insanlığı kurtarmak için; öğretmensiz, bilgisayarlı ve ayrık eğitime geçmek zorunludur. Ayrık eğitim; erkeklerin ayrı okulda, kızların ayrı okulda eğitim görmesidir. Özenle yineliyorum; toplum artık ne yazık ki Atatürk’ün zamanındaki gibi değil. Atatürk zamanında, esnaf; dükkanını kapamadan camiye namaza gider gelirdi rahatça. Günümüzde ise üç kuruş para için insanlar hunharca öldürülmektedir. Her yer mafya, ahlaksızlık, yozluk kaynamaktadır. İnsanları, toplumu, ulusu, ülkeyi bunlardan korumak zorundayız. Darılmaca, gücenmece yok; gerçek bu, ne yazık ki. Bu ülkeyi de bu duruma ben getirmedim. Hak ve özgürlüklerin yanlış kullanılmasından doğan sonuçlardan; onları hiç kullanmayanlar ya da doğru kullananlar değil yanlış, kötü, zararlı kullananlar sorumludur. Bireysel özgürlük ile toplumsal özgürlük hep çatışır ama burada nitel, üstün, gelişkin olan toplumsal özgürlüktür. Örneğin: Tasarruf, insanlar için iyi bir şeydir ama herkes parasını biriktirir, kimse harcamazsa önce ekonomi, sonra ülke batar. Bu gerçeği ve farkı artık insanlar anlamalı. İnternetde; kendini eleştirene, en adi küfürleri ; ‘’Ruhumu şeytana sattım.’’ gibi yazıları yazabilen eğitimciler varsa artık öteki ahlaksal yozluklar olmasa da olur; öğretmensiz eğitime geçmek için gerekçe olarak; bu kadarı bile yeterli. Sayı konusuna takmayın; aritmetik değil geometrik olarak çoğalıyor bu tür insanlar. Yani bir gidip, bin geliyorlar, ezilip un oluyorlar…Öğrencilerin durumları içler acısı. Söylemek bile utanç verici. Okuldan çıkan kız öğrencilere bakıyorum da içlerinden bazıları, okuldan değil sanki pavyondan çıkar gibiler… Zamanla onların da sayıları çoğalacak doğal ki bu gidişle…


Ayrıca üniversite öncesi, tüm öğrencilerin saçları üç numara traş olmalı. Okuyan okur, okumayan gider; zorla değil. Kendilerini manken, artis, playboy, kazanova, bodyguard değil öğrenci, bilimci sanmalılar. 


İnsanca eğitim görmek istiyoruz, yozluklardan kurulu bir kabus değil…


Nerede Atatürk zamanındaki toplum ve eğitim; nerede şimdi toplum ve eğitim. 



Necdet Gürçiftçi 

İnternetde yayınlandığı zaman: 2009-ekim 

ATATÜRKÇÜLERİN VE KOMÜNİSTLERİN YAPMALARI GEREKEN SAVIM (ŞİİR)

 Siyaset toplumu bölen, insanları birbirlerine düşman eden

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya türüdür

Siyaset bu durumda kendisini ancak 'Ahlak'çı, ve 'Bilim'ci olursa kurtarabilir

Ve çözüm olabilir

Yoksa çözüm değil bataklık, uçurum gibi

Sodom ya da Nazi dünyası gibi şeyler olur,

Doğru herşeyin doğru kuralı vardır

Doğru kurallar değil yanlış kurallar yıkılmak içindir

Ahlaka ve bilime aykırı herşey yanlıştır

İnanç da doğrudur, doğru herşey de hem ahlakçı hem bilimsel olur

Çünkü bilim nicel doğrunun yoludur, ahlak da nitel doğrunun yoludur

Ahlak ve bilim içermeyen inanç, inanç değil sanıdır, varsayımdır

Ve ya insanlığı yanlış, kötü, insanlıkdışı bir dünyaya götürür

Ya da yok olur,

Batıda inanç da, din de, demokrasi de, laiklik de, adalet de, akıl-ruh sağlığı da, özgürlük de

Yok çünkü Batı ahlakı ve bilimselliği dışlamış durumda

Örnek ki ensestlik gibi ahlaka aykırı herşey, astroloji gibi bilime aykırı herşey Batıda serbest

Oysa ahlak doğruya, bilim de gerçeğe giden tek yoldur,

Atatürk de, Atatürkçülük de inançtır

Komünizım(Komünizm) de yalnızca ekonomiyi devletleştirmek değilse inanç değildir

Gerçek ki insanı ilgilendiren herşey inanç olmalıdır

İnsan olmayan varlıklarda inanç olmaz, örnek ki hayvanlarda inanç yoktur

Bu nedenle ki 'İnsan' sözcüğü de, 'İnanç' sözcüğü de 'İn' ön eki başlar,

Atatürk'ün 'Önce ahlak ve bilim' demesi önemlidir

Yoksa vatanları mutlaka birileri kurtarır

Ancak dünyada hiçbir vatan kurtarıcı, Atatürk gibi 

'Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin'i diyeek kadar 'Önce ahlak ve bilim' dememiştir

Atatürk'ün temel özelliği vatanı kurtarması değil 'Önce ahlak ve bilim' demesidir

Ancak durum ki Atatürkçüler bunu anlayamamış görünmekteler

Çünkü sigara, içki, astroloji gibi bilimdışı şeylerin

Ahlakdışı moda türü, ahlakdışı pılaj(pılaj, pilaj) türü gibi ahlaka aykırı şeylerin yanındalar

Oysa Atatürkçülük ahlakı ve bilimi dışlarsa faşistlik gibi sıradan, değersiz, insanlıkdışı 

Birşey olur

Doğru inanç önce ahlakı savunmalı, sonra da bilimi, bilimselliği,

Atatürk 'Önce ahlak ve bilim' demeseydi Atatürk de, Atatürkçülük de inanç olmazdı

Ancak Atatürk 'Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin, örnek alın' diyecek kadar

'Önce inanç' demiştir,

Komünizım de inanç olmazsa insanlık için bir değeri, önemi olmaz

İnsanlıkdışı, eşya, teknoloji gibi birşey olur,

Atatürk siyaset, siyasi partiler, siyasetçiler gibi toplumdan oy toplamak için çalışmadı

'Önce ahlak ve bilim' savını yani inançını(inancını) gerçekleştirmek için çalıştı

Çünkü öncelikle 'Ahlak' içermeyen hiçbirşey inanç olmaz

Çünkü ahlak hem beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, evrimin, ve evrenin

En nitel zirvesidir

Hem de insanı hayvandan ayıran nitel en üstün farktır

Bilim ise beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, evrimin, ve evrenin 

En nicel zirvesidir

Ve insanı hayvandan ayıran nicel en üstün farktır

Yani bilim baş, ahlak da o başa koyulan taç gibidir

Bilim yol, ahlak da o yoldaki kural gibidir

Yani ahlaksız bilim de, bilimsiz ahlak da yanlış yola götürür, yanlış yola gider

Bu nedenle ki Muhammed de 'Önce ahlak ve bilim

Din ahlak ve bilimdir

Ahlak ve bilim yoksa din de olmaz' dedi

Yani ahlak yoksa inanç yani doğru insan olmaz

Bilim olmazsa da doğru inanç olmaz, örnek ki insanlar putlara taparlar

Ancak Chp örneğinden, ve komünistlerin durumlarından açık ki 

Genelde Atatürkçüler, özelde ise Chp de, komünistler de

Örnek ki ahlakdışı moda türüne, ahlakdışı pılaj(plaj) türüne, eşcinselliğe

Karşı olmamakla ahlaka

Astroloji gibi şeylere tepki göstermemekle de bilime aykırılık içinde olmaktalar,

Atatürkçülük de, komünistlik de inanç olmazsa önemsizleşir, değersizleşir, gereksizleşir

Bugün Akp olur, yarın başka birşey ancak bu tür siyasi partileri güçlü yapan şey inançtır

Ya da kendilerini inanç yani ahlak olarak göstermeleridir

Bu nedenle ki demokrasi ya da doğru dünya yanlıları öncelikle ahlaka ve bilime sahip olmalı

Ve ahlakı ve bilimi savunmalılar

Yoksa ülkelerinde asla egemen olamazlar

Ve ülkelerini de, dünyayı da insanlıkdışı, yanlış, kötü yola götürürler,

Bu nedenle ki önerim

Genelde Atatürkçüler, demokrasiciler, laiklikçiler, özgürlükçüler

Özelde ise Chp ahlakçı ve bilimsel olmalıdır

Chp 6 ok'una 'Ahlak' adı altında 7., 'Bilim' adı altında 8. ok eklemelidir

Yoksa 'Zafer' diye, Türkiye'de akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batının

Temsilciliğini yapmış olur

'Önce ahlak ve bilim' diyen Atatürk'ün, Atatürkçülüğün değil

Ve Türkiye gibi ahlakçı bir ülkede asla iktidar olamaz,

Komünistliğin de 'Devletçi ekonomi' ve 'Beyinde bilimsellik' yanı önemlidir

Ancak komünistler de Marx'ın 'Din halkın afyonudur' safsatasını terk etmeli

Ve dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' Din hadisileri'nin din tanımını öğrenmeliler

Ve ahlak düşmanlığını da, din düşmanlığını da bırakmalılar

Ve Atatürkçüler de, komünistler de sigara, içki, astroloji gibi bilimselliğe aykırı şeylere de

Akıldışı-ahlakdışı moda türü, akıldışı-ahlakdışı pılaj türü, akıldışı-ahlakdışı sanat türü

Akıldışı-ahlakdışı ünlü türü gibi şeylere karşı olmalılar

Yoksa gelecekte %20'den fazla oy alamazlar çünkü ahlakdışılık yükseldikçe

Ahlakçılık daha da yükselir

Çünkü akıl-ruh sağlığına da, insanı hayvandan ayıran yola da 'Önce ahlak' kapısından gidilir

Yani Atatürkçüler de, komünistler de 'Önce ahlak' demedikçe demokrasi düşmanlığının da

Akıl-ruh sağlıksızlığının da ekmeğine tereyağ ve bal sürerler,

Gurur onur varsa doğru gururdur

Onur ahlak varsa doğru onurdur

Demokrasi ahlak ve bilimsellik varsa gerçek demokrasidir

Özgürlük ahlakçı ve bilimsel ise doğru özgürlüktür

Akıl-ruh sağlığı beyin ahlakçı ve bilimsel ise vardır,

Ey Türkiye, ve ey insanlık

Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi

'Önce ahlak ve bilim'de birleş.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 17.10.22/05.06



14 Ekim 2022 Cuma

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 327 (ŞİİR)

 'Çocuk', 'Genç', ve 'Cahil' demek

'Beyinde, gerekli felsefel, bilimsel, hukuksal, insani sözcükler yok' demektir

Eğitim de, öğrenmek de bu durumu yok etmeye yönelik olmalıdır

Beyin doğru sözcüklerle ne kadar çok dolarsa, o kadar çok doğru karar verir

O kadar çok doğru yaşar

İnsan, beyin, mantık sözcükler ile düşünür

Doğru sözcükler doğru düşünceyi yaratır

Ancak görülmekte ki akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyalar olan siyaset, moda

Müzik, sinema, ve tanıtımcalar(reklamlar) beyinleri yanlış sözcüklerle doldurmaya çalışmakta

Egemenlikleri sürsün, ve cepleri dolsun diye,

Ey insan, ya içi lav, kor, ateş, vahşet, insanlıkdışılık dolu dünya üzerinde

İçi bağırsak, bok, iğrençlik, tiksinçlik, midebulandırıcılık(mide bulandırıcılık)

İnsanlıkdışılık, hayvanlık dolu bedenle yaşayacaksın

Ya ölüp, leş gibi çürüyüp yok olacaksın

İki seçeneğin de bu,

Dişiciliğin(Kadıncılığın) sonu dişileri utançtan başka yere götürmez

Çünkü dişicilik dünyayı, hayatı(yaşamı), var oluşu dişilik cinsel organı üzerine kurmaktır

Dünyaya, hayata, var oluşa dişilik cinsel organını egemenleştirmektir

Cinsel organ ise bitkilerde, ve hayvanlarda da olan bir ilkelliktir

Oysa insan olmak beyin üzerine kuruludur

Beyin de dini tanımlayan Din hadisileri'nin, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet

Adillik, dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' dediği din üzerine kurulu olmalıdır,

Sokağa çıkmak nedeni ya zorunlu şeyleri yapmak, ya bedeni, giyecekleri, süsleri, takıları

Yani nicel kendini göstermek yani teşhircilik, narsistlik, megalomanlık, sosyopatlık

Ya da 'Aaa, çok güzel yollar, binalar, parklar yapmışlar' demek içindir

Akıl-ruh sağlığının zorunluluk dışında sokaklarda yeri yoktur

Gerçek ki ev akıl-ruh sağlığının nesnel, nicel yuvasıdır

Evde oturmayı sevmemek çok yanlıştır,

Ölüm açısından insan iki türdür:

1- 'Herşeyin doğrusunu yaptım, gittim'

2- 'Herşeyin en güzelini yedim, içtim, giydim, gittim' demek

İnanmadı insanlık ilahlara, biri gitti, biri geldi ilahların

İnanmadı insanlık silahlara, biri gitti, biri geldi yalanların

Bazısı güle, bazısı bülbüle benzetildi, anlamı olmayan aşkların

Ve hayat dünya denilen insanlıkdışılık ile, beden denilen insanlıkdışılığın

Yalanlarla birleşmesi oldu

Ancak yalanlar da dini tanımlayan Din hadisileri 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet

Adillik, dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' deyince soldu,

'Balgam' sözcüğünün 'Bal' sözcüğü ile başlaması tuhaf

Çünkü bal tatlı, güzel birşeydir oysa balgam iğrenç birşeydir

Yüzbin(Yüz bin) buğday tanesi tarlaya ekildiğinde değerleri sıfırdır

Çünkü filizlenmeyebilirler, çürüyebilirler ya da kuşlar, fareler yiyebilirler ya da sel götürebilir

Ya da kuraklık olabilir ya da başak olduklarında yangın yok edebilir

Durum ki değerlilik herzaman(her zaman) değer ile olmaz,

Beden pil gibidir de

Ölümle bitince geriye, geride, beden denilen ancak içinde enerji kalmamış kütle kalır

Bitmiş pil de 'Var'dır ancak içi 'Bitmiş'tir yani enerjisi yoktur yani artık pil, pil değildir

Ceset bitmiş pil gibidir

Bu nedenle ki ölülerde ne ölüleri, ne kendinizi arayın

İnsanların kafaları, beyinlerinin içi mezarlık gibi olur zamanla

Ölen yakınlarının anıları(hatıraları), ve onları düşünmeler ile

Ya doğma çünkü doğarsan ölürsün

Ya da doğmuşsan da dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din ile insanca yaşa,

Sırlarını hiçkimseye

Annene, babana, kardeşine, eşine, çocuğuna bile anlatma

Çünkü sırların akılları, beyinleri, kişilikleri yoktur

Sırların kanatları vardır, uçuverirler heryere,

'Doğru'yu 'İyi'den üstün, değerli, anlamlı yap, 'Önce iyi' değil 'Önce doğru' de

Önce iyiyi değil, önce doğruyu iste

Önderini, pusulanı 'İyi' değil, 'Doğru' yap

'İyi' doğru olmayabilir ancak 'Doğru' hep doğrudur

Çünkü doğru beyinin, insanlığın, ve evrenin zirveleri olan ahlaktan ve bilimden oluşur

Doğru birşeyin yanlış biçimde sunulması doğru değildir

Ancak yanlış birşeyin doğru biçimde sunulmasından iyidir,

Dünyalıklarda az ile yetinen, akıldan ve ahlaktan kazanır

Çok ile yetinen de akıldan ve ahlaktan yitirir

İnsan ilişkisilerinde(ilişkilerinde), söylenmesinde yarar olmayan şeyi de

Söylenmesinde kötülük oluşturacak şeyi de söylemek gereksizdir

Yapılmasında yarar olmayan şeyi yapmak da, yapılmasında kötülük oluşturacak şeyi de 

Yapmak gereksizdir

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine aykırılık denizinde

Siyaset denilen yılana sarılmak, yılan seçimi yapmak çözüm olmaz

Çözüm, öyle bir denizde değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dinde olmaktır,

Önden memelerini, arkadan popolarını sallıyorlar

Sonra da diyorlar 'Dünya neden sallanıyor'

Önden memelerini, arkadan popolarını sallıyorlar

Sonra da diyorlar 'Bize neden saygı yok?'

Zevk, haz, cinsellik, kas ile hem en büyük cehalet olan, hem tüm kötülüklerin

Nedeni ve amaçı(amacı) olan nefs yükselir

Nitel anlak(zeka), nitel us(akıl), nitel mantık, nitel kişilik, nitel hayat

Onur, gurur, saygınlık, ve us-ruh(tin) sağlığı düşer

İnsan erkeği erkeklik hormonuna, Mia(Maoa) geni'ne, mutluluk hormonuna

Ve Adrenalin hormonu'na kapılıp dünyayı 'Kahramanlık' adı altında

Barbar, vahşi, insanlıkdışı yaptı

İnsan dişisi de dişilik hormonuna, Mia geni'ne, mutluluk hormonuna

Ve Adrenalin hormonu'na kapılıp dünyayı 'Moda' adı altında ahlaksızlaştırmakta

Erkekler erkek oldukları için işe alınmıyorlar ancak dişiler dişi oldukları için 

İşe alınmakta ki bu bile dişilere saygısızlıktır, değer vermemektir

Çünkü dişi oldukları için yani dişilik organıları(organları) olduğu için değil

İnsan oldukları için işe alınmalılar

Birşeyin düzenini(sistemini) öğrenmek, o şeyi anlamak demektir

İnsanların para için değil ahlaklı, bilimsel, insanca dünya için çalıştıkları, ürettikleri

Bir dünya kurulmalı

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din ile

Yoksa akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı yani dine aykırı bir dünya olan siyaset

Dünyayı ya Roma yapar ya Gomora,

Sıpor(Sporu) gerçekte gençler değil yaşlılar yapmalı

Sıpora gençlerin değil yaşlıların daha çok gereksinimi var

Gençler kitap okumalı

Felsefe, bilim, teknoloji, mucitlik, Din hadisileri'nin dediği dini öğrenmeli

Gençlik binanın temeli, yaşlılık binanın üstü gibidir

Temel doğru olmazsa bina da çürük olur

Gücünü paradan, maldan, kastan, cinsellikten, bedenden, hırstan, mevkiden, mantıksızlıktan

Özgüvenden, sıpordan(spordan), duyulardan, modadan, barbarlıktan, vahşilikten

Nefsten değil

Beyinden, ve Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dinden al

Felsefenin de, bilimin de, ahlakın da, vicdanın da, merhametin de, medeniliğin de

Demokrasinin de, laikliğin de, adaletin de, özgürlüğün de, akıl-ruh sağlığının da, dinin de

Doğru eğitimin de başı mantıktır

Mantığın da başı dikkattir

Dikkatin de başı sakinliktir

Dini tanımlayan Din hadisileri insana da, doğru insan olmak insana da

Gerekli herşeyi öğretir

Öyle bir ülke, ve dünya kurulmalı ki insanlar para, servet gibi şeyler ile değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine uymak ile mutlu olmalı

Öyle bir ülke, ve dünya kurulmalı ki insanlar para, servet gibi şeyler için değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din için çalışmalı,

Üniversiteyi 'Bitirmek' için okuma

'Üniversite olmak' için oku

Gerçek ki 'Üniversiteyi doğru okumak' üniversite bitince değil, ölünce biter ancak

Çünkü üniversite demek 'Evrensellik, mantık, bilim, ahlak, vicdan, medenilik, akıl-ruh sağlığı'

Nitel doğru insan olmak demektir

İnsanca, doğru dünya

İnsanca, doğru var oluş budur

İnsan diri iken, kurtları

Ölü iken de kurtlar insanı yer,

Var olan herşeye de, yaptıkları herşeye de gerekçe bulan insan türü var

Onlara göre örnek ki burunun içindeki kıllar burundan giren havayı süzmek içindir

Öyle ise makattaki(anüsteki) kıllar ne için

Ve ağızdan giren havayı süzmek için ağızın içinde neden kıllar yok

Dinsel inanç din değildir çünkü dini tanımlayan Din hadisileri'ne göre din 'Bilim'dir

Oysa bilim de, adalet de, aşk da kanıt(ispat, ıspat) ister

Oysa dini inanç kanıt değil, yalnızca inanmak, biat, boyuneğmek, suskunluk ister,

Batı dünyası akıllı, mantıklı, bilimsel, onurlu, gururlu, medeni, çağdaş, akıl-ruh sağlıklı

Mutlu, başarılı, saygın, insanca ya da demokrasi ya da din olsaydı

Uyuşturucu serbestliği içinde olmazdı, uyuşturucu kullanmazdı

Durum ki Batı insancalıkla, gerçeklerle, doğrularla, felsefe ile, bilim ile değil

Uyuşturucu ile mutlu olmakta, uyuşturucu ile sakinleşmekte

Durum ki Batı içki içmeyen peygamberinin eline içki kadehinden sonra

Bir de uyuşturucu tutuşturmaya çalışmakta 

Tıpkı medeni, insanca, zararsız, duygusal Jesus'u(İsa'yı) Engizisyon vahşetine

Hizmet ettirmeye çalıştığı gibi

Gerçek ki Batı ahlakı dışladıkça akıllanmaz çünkü bilim beyinin, insanlığın, ve evrenin

Nicel zirvesidir ancak ahlak da nitel zirvesidir,

'İnziva' şudur ki bedeni, gözleri, kulakları, ağızı, dili, deriyi yani duyu organılarını

Yani zevki, hazzı, mutluluğu, keyifi, nefsi

Kası, kütleyi, dünyayı, hayatı, niceliği yenmek, dışlamak, aşmak

Ve ruhu dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din ile doldurmak

Toplumun ve insanlığın içinde beden ile değil ruh, düşünce, beyin, mantık ile bulunmaktır

Hayat ölümden, doğadan, dünyadan, havadan, sudan, topraktan, evrenden 

Ödünç alınmış süredir

Kimi insan kelebek gibidir, hayata önce tırtıl gibi sürünmekle başlar

Kimi insan da kuş gibidir, hayata hiç sürünmeden başlar

Ancak en doğrusu, en iyisi, en güzeli, hayata, dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği

Dine uygun bir ülkede ve ailede hayata başlamaktır

Gerçek ki zinanın, fuhuşun, eşcinselliğin, çıplaklığın, ahlakdışılığın, utanmazlığın

Akıl-ruh sağlıksızlığının, astrolojinin, bilimdışılığın, akıldışılığın serbest olduğu yerde

Atatürk düşmanlığının da serbest olması şaşırtıcı olmaz

Çünkü tümü de akıl-ruh sağlıksızlığıdır,

Ölüm varsa başka dünya yoktur

Çünkü insanların annelerini, babalarını, bebeklerini, çocuklarını, eşlerini, sevdiklerini öldürüp

Ellerinden, günlerinden, hayatlarından alıp

Başka bir dünyada diriltmek adalete de, mantığa da, vicdana da, dürüstlüğe de

İnsanlığa da aykırıdır

İnsanlar bir başka dünyadan ölüp de mi bu dünyaya geldiler de bu dünyada ölüp

Geldikleri dünyaya gerigitsinler(geri gitsinler)

Gerçek ki din önce dikkat, sonra mantık, sonra vicdan, sonra ahlak, sonra bilimdir,

Düşüncelerini anlatmak için karga gibi ol çünkü bülbülü herkes dinler

Kirpi gibi ol çünkü tavşanı herkes okşar

Ol ki insanlar seni senin sesini, bedenini, görünümünü sevdikleri için değil

Gerçeklere, doğrulara, düşünmeye, beyine değer verdikleri için seni dinlesinler

Zaten dini tanımlayan Din hadisileri de 'Kim insanların kalbini kazanmak için güzel konuşmayı 

Öğrenirse Allah Kıyamet'te onun hiçbirşeyini kabul etmez' diyor.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 15.10.22/07.31


13 Ekim 2022 Perşembe

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 326 (ŞİİR)

 'Adaletin kestiği parmak acımaz' diyorlar

Adalet kasab(kasap) ya da cellat değil

Ahlak ve bilimselliktir,

Moda, makyaj, takı, pılaj(plaj), sıpor(spor), eğlence

Beyini, akıl-ruh sağlığını, mantığı dışlamaktır

Yediklerinden, içtiklerinden zevk, haz, nefs almaya değil

Onların ne olduklarını açıklamaya yönel

Örnek ki et sana göre lezzet, keyif, haz, mutluluk demek olabilir

Oysa aminoasittir, ve sonunda helaya gider

Bununla mı mutlu olacaksan

'Ben insanım, mantıklıyım, akıl-ruh sağlıklıyım, medeniyim'

Ya da 'Dinliyim' diyorsan,

Toplumdan ve insanlıktan uzakdurmamak(uzak durmamak) için

İnsanlardan uzakdur

Çünkü insanlardaki akıldışılık-bilimdışılık-ahlakdışılık-insanlıkdışılık durumu

İnsanı toplumdan da, insanlıktan da nefret ettirebilir,

Gördükleriniz kadar güzel değil

Güzel gördüklerinizi güzel gören gözlerinizin içi

Yedikleriniz, içtikleriniz kadar güzel değil

Yediklerinizi, içtiklerinizi helaya götüren

Yemek borunuzun, midenizin, bağırsaklarınızın için

Güzel dediğiniz sesler kadar güzel değil

Güzel dediğiniz seslere güzel diyen kulaklarınızın içi

Güzel dediğiniz kokular kadar güzel değil

Güzel dediğiniz kokulara güzel diyen burununuzun içi

Gördüğünüz kadar güzel değil

Güzel dediğiniz derinizin altı

Güzel dediğiniz rüyalarınız, ve anılarınız(hatıralarınız) kadar güzel değil

Güzel rüyalarınıza ve güzel anılarınıza güzel diyen beyininizin içi

Dünya yalan değil gerçekçi

Sorun insanın aptallığında

Aptallık yazgı(kader) değil

Ahlaka ve bilime aykırılıkta,

'Baba Vanga şunu bilmiş de, bunu bilmiş de, geleceği bilmiş de'

Önemli olan şey geleceği bilmek değil

Yapılması gereken doğru şeyleri bilmektir

Bunu da evrensel, nitel dahi Muhammed 1400 yıl önce

Dini tanımlayan Din hadisileri ile belirtmiştir:

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır'

Bu tanıma uyulursa her ülke de, dünya da, insanlık da insanca olur

Uyulmazsa da hiçbiri de insanca olmaz',

Duygusuzluk acı verir, ya başkalarına, ya kişinin kendisine, ya herkese

Ancak mantıksızlık, bilimdışılık, ahlakdışılık, vicdansızlık, merhametsizlik, yandaşlık

Gösteriş, nefse kölelik gibi şeyler de sonuç olarak acı verirler

Duygusuz olma ancak duyguda da kalma, öteki insani değerlere ilerle,

Toplum nasıl yapılırsa o yöne gider

Alimleştirilen toplum alimliğe

Paracılaştırılan toplum parasal suçlara

Cinselleştirilen toplum cinsel suçlara yönelir

Ahlakdışı moda türü de, ahlakdışı ünlü türü de, ahlakdışı pılaj türü de

Ahlakdışı medya türü de, ahlakdışı sıpor(spor) türü de, ahlakdışı yasa(kanun) türü de

Ahlakdışı siyaset türü de, ahlakdışı eğlence türü de, ahlakdışı sanat türü de

Toplumları cinselleştirmekte

Sonra da 'Cinsel suçlar neden artıyor?'

Barbar, vahşi sıpor türü de toplumları barbarlığa, vahşiliğe yönlendirir

Sonra da 'Şiddet neden artıyor?',

Nefs öyle birşey ki alimlik, alimelik dinlemez

Bu nedenle ki Muhammed 'Sultanlarla düşüpkalkan alim de hırsızdır' dedi

Nefs ancak nefse karşı eğitimle ve dirençle yenilebilir

Yoksa alimi bile avuçunaalabilir(avucuna alabilir)

Nefs bu denli yanlış, kötü, zararlı, çirkin birşeydir

Öyle ki hem ilk, önce eğitilmesi gereken en büyük cehalettir

Hem de tüm kötülüklerin temel nedenidir

Ancak siyaset, özel sektör, moda, pılajlar, medya, tanıtımcalar(reklamlar) nefs saçmakta

Sonra da 'Neden kötülük hiç bitmiyor?',

İnsan kendini de, başkalarını da, hayatı da, dünyayı da, herşeyi

Kendi bildiği sözcükler ile anlamaya, yorumlamaya, tanımlamaya, anlatmaya

Eşitlemeye, özdeşleştirmeye çalışır

İnsan ne kadar çok felsefel, bilimsel sözcük bilirse beyini, ruhu, dünyası, anlaması

Tanımlaması o kadar ilerler

Olabildiğince çok felsefel, bilimsel sözcük öğren,

Hayattan mutlu olamıyorsan mutlu olmak için hiçbirşey yapma

Çünkü doğruyoldasın(doğru yoldasın) demektir

Çünkü içi lav, kor, ateş, vahşilik, insanlıkdışılık dünyada

İçi bağırsak, bok, iğrençlik, vahşilik, insanlıkdışılık dolu bedenle mutlu olmak mantıksızlıktır

Mutsuzluğunu yok etmeye, önlemeye çalışma

Mutsuzluğunun içini dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din ile doldur

İnsan kendi isteği ile, kimlerle düşüpkalkıyorsa öyledir,

Mantık insanileşmenin, vicdanın, merhametin, medeniliğin

Bedeni, dünyayı aşmanın

Manevileşmenin, soyutlaşmanın, akıl-ruh sağlığının

Demokrasinin, laikliğin, özgürlüğün, adaletin

Felsefenin, bilimin, ahlakın, dinin ilk aşamasıdır

Çalış ey bilge çalış

Sana bunca düşmanlığa, kötülüğe, engele karşın yine de çalış, ahlaklı ve bilimsel

İnsanca bir ülke, dünya, ve insanlık için çalış

Sen acıları bal eyleme

Yazı eyle

Sen 'Kızılcık şerbeti içtim' deme, 'Kırmızı mürekkep içtim' de,

Öteki ülkelerden işçi getiren ülke kölecilik düzeni içinde demektir

Çünkü köle sahibileri(sahipleri) ve sahibeleri de işlerini yaptırmak için

Köle satın alıyorlardı

İşçilere para ve serbestlik verilmesi durumun kölelik olmadığını göstermez

Gerçek ki bu durum ancak dünya Dünya devleti olarak kurulduğunda yok olur,

Uyku beyinin ve ruhun ilaçıdır(ilacıdır)

Sürekli az uyumak da, sabahları sürekli erken kalkmak da beyine ve ruha kötülük yapar

İnsan günde 8 saat bedeni, fazladan 4 saat de beyini ve ruhu için uyumalıdır

Uyku bedeni de, beyini de, ruhu da, dinlendirir, besler, onarır

Hem sağlıksızlıktan hem kötülük yapmaktan korur

İlkellik, barbarlık, beden köleliği, dünya köleliği az uyumak, ve az uyutmak ister

Duygusal olarak istenilen birşeye sahip olmak o şeyin varlığına sahip olmak dışında bir de

O şeye sahip olmanın duygusunu yaşamayı da içerir,

Çocuklar düşünürlerin(filozofların), alimlerin, alimelerin, bilgelerin sözleri ile

Büyümek yerine

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyanın siyasetçilerinin

Ünlülerinin, tanıtımcalarının(reklamlarının), müziklerinin sözleri ile büyümekte

Ölülerinizi ölülerinde, mezarlarında, kemiklerinde aramayın, onlar artık yalnızca

Sizin belleklerinizdedir(hafızalarınızdadır),

İnsanın insana elaçmasına(el açmasına) ekonomi demişler

'Üzümünü ye, bağını sorma' demişler

Bedenin utanmazlığına sanat demişler

'Sanat için her haltı yaparım' demişler

Toplumun aldatılmasına siyaset demişler

'Atı alan, Üsküdar'ı geçer' demişler

'Önce ahlak ve bilim' diyen Muhammed'i de

'Önce ahlak ve bilim' diyen Atatürk'ü de dinlememişler

Bir de kendilerine 'Muhammedçi', 'Atatürkçü' demişler

Siyaset insanların ve toplumların ya cehaletleri ya ahlaksızlıkları üzerinde yükselir,

Para en kolay başarılardandır

Şans oyunuları ile 1 günde zengin(varsıl, varlıklı) olunabilir

Ancak sıpor(spor) ile 1 günde sağlıklı

Kitap ile 1 günde alim, alime olunamaz

İskeletin üzerini güzel şeylerle sarıp

Anne, baba, çocuk, kardeş, akraba, arkadaş, insan diye gönderiyor dünyaya doğa,

Usun(Akılın) sürekli nerede ya da nerende ya da neyinde ya da neyde ise osun

Sıpor usunun hep kaslarında olmasını istiyor

Moda usunun hep görünüşünde, oranda, buranda olmasını istiyor

Oysa usun hep beyininde, ruhunda, felsefede, bilimde, ahlakta, mantıkta

Ve dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dinde olmalı

Akıl-ruh sağlıklı olduğunu düşündüğün ya da sandığın anlarda bak bakalım

Usun nerede

Eğer usun dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine aykırı yerlerde ise

Yanlış yoldasın, akıl-ruh sağlıksızsın demektir,

'Arkadaş' ile 'Dost' arasındaki temel fark şudur:

'Arkadaş' sözcüğü 'Arka' sözcüğünden türetilmiştir

'Arkadaş' demek 'Arkayı kollayan' demektir

Yani öncelikle 'Bedeni, ve çıkarları koruyan' yani 'Savunman, koruyucu'

Yani 'Bedenini, kasını, cesaretini, ve parasını ortayakoyan(ortaya koyan)' demektir

'Dost' ise 'Do' sözcüğünden türetilmiştir

'Do' Türkçede de, Uzakdoğu savunma sıporularında(sporlarında) da görülmekte olduğu gibi

'Uyarı' anlamına gelir, ve 'Doğru' sözcüğünün kökeninde de olduğu gibi 'Doğru olmak

Yolunda uyarı' anlamına gelir ki öküz arabalarındaki öküzlere de 'Do'

Yani eşeklere, atlara denilen 'Çüş' anlamında 'Dur' demektir

Bu durumda insanlara söylenilen 'Do' sözcüğü 'Ahlaka, akıla, mantığa, vicdana, dürüstlüğe

İnsancalığa aykırı davranma' anlamında uyarı, durdurma sözcüğüdür, sesidir

Bu anlamdan olarak 'Dost' sözcüğü savunman değil 'Doğruyu gösteren, öğreten, anlatan

İsteyen, savunan' anlamında demektir

Yani arkadaş savunmandır ancak dost 'Öğütmen'dir yani öğüt vericidir

Yani 'Beyinini, düşüncesini, bilgilerini, deneyimlerini(tecrübelerini) ortayakoyan' demektir

Yani cahilden arkadaş olur ancak dost olmaz Korkaktan da arkadaş olmaz ancak dost olabilir

Yani arkadaşta bedensel cesaret, dostlukta ise erdemli akıl gereklidir

Bu nedenle ki insanın arkadaşa da, dosta da gereksinimi vardır

Arkadaş dostun, dost da arkadaşın yerini tutmaz

Bu nedenle ki 'Do' içermeyen tüm sıporlar yasaklanmalıdır,

Göz olan canlıda anlak(zeka) da olur çünkü göz beyinin

Ya da beyinin öncelinin uzantısıdır

Bu nedenle ki zeka katsayısı ya da IQ denilen şey gözleri olan hayvanlarda da var olan

Anlakı(Anlağı, zekayı) ölçer, bu nedenle ki felsefel, bilimsel, ahlaksal, ve insani açılardan

Önemi, değeri yoktur

Bu nedenle ki anlak katsayısı çok yüksek kötü insanlar da

Anlak katsayısı yüksek olmayan doğru ve iyi insanlar da vardır

Sokağa vicdanınız ve cüzdanınız olmadan çıkmayın

Çünkü yoksa ya vahşiye dönüşürsünüz ya üzülürsünüz,

'Kısmet' mi, 'Kismet' mi

Türk dil kurumu sözlüğü 'Doğrusu kismet' diyor

Bence de 'Kismet' çünkü belli ki 'İsmet' sözcüğünden türetilmiş

Türk dil kurumu'nun 'Arabça' dediği 'İsmet'in anlamı 'Ahlak kurallarına bağlı kalma durumu'

Demek ki 'Kismet' demek ancak ahlaka uygun şeyler için kullanılabilir

Yani ahlaka aykırı şeyler için kullanılamaz

Ancak 'Kısmet' sözcüğü de 'Kısım'dan türetilmiş olarak kullanılabilir ki bu durumda 'Ahlak'

Koşulu olmaz çünkü 'Kısım' sözcüğü 'Pay' anlamına gelmekte

Yani 'Kismet' demek 'Ahlaka uygun gerçekleşme' demekken 'Kısmet' sözcüğü

'Paya düşen' anlamıdır yani ahlak koşulu içermez

Bu nedenle örnek ki haydutların ganimet paylaşımı 'Kısmet' olur ancak 'Kismet' olmaz

Dil kolay birşey değildir, dil mantık ve tutarlılık gerektirir, dilin kuralları vardır

Sözcükleri doğru anlamda kullanmamak hem dili bozar, hem toplumları

Hem akıl-ruh sağlığını,

Türkçe de, dil de kolay değildir

Türkçe de, dil de ancak cahiller için, cahiller açısından kolaydır

Örnek ki 'Talimat' sözcüğüne de, 'Tayin' sözcüğüne de Türk dil kurumu 'Arabça' demekte

Ancak savım ki bu sözcükler Türkçe 'Ta/Taa' sözcüğünden türetilmiştir

Bu nedenle bu iki sözcük de, benzerleri de önce 'Uzaklık' koşulu, durumu içerir

Yani 'Talimat' da, 'Tayin' de 'Uzağa gidilmesini, uzağa gitmeyi' içerir

Bu nedenle ki örnek ki yanyana olan, ve yanyana kalacak kimseler birbirlerine

Talimat veremezler

Ve 'Tayin' ancak uzak biryere(bir yere) durumu içerirse olur

Yani bir memuru odasının yanındaki odaya göndermek tayin olmaz ancak atama olabilir

Yani tayin, ve atama farklı şeylerdir

Yani uzaklık içermeyen durumlarda 'Talimat', ve 'Tayin' sözcükleri kullanılamaz

Yoksa önce mantık, sonra da akıl-ruh sağlığı, sonra da kişilik bozulur

Çünkü beyini sözcükler yönetir

Beyini sözcüklerin yanlış kullanımı, ya da yanlış sözcükler yönetirse beyin sapıtır

Bu nedenle dil çok önemlidir

Bu nedenle yalnızca Türkçeye değil, dil kurallarına da sahip çıkılmalıdır ki dil kurallarını

Dilbilimi, dil felsefesi, dilmantığı, ve dilgeometrisi içerir,

Bazı düşünceler söylenince, bazı düşünceler de söylenmeyince insanidir

Bazı gerçekler ve doğrular söylenince, bazı gerçekler ve doğrular da söylenmeyince insanidir

Bu nedenle de Muhammed 'Peygamberler bildikleri, düşündükleri herşeyi söyleyemezler'

Anlamında söz söylemiştir,

Eskiden kocalar karılarını ya seks araçı(aracı) ya köle olarak kullanma eğiliminde idiler

Şimdi ise karılar kocalarına aynı şeyleri yapmak eğilimi içine girmekteler

İşe girmek, para kazanmak ve

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı moda türü yüzünden

Demek ki 'Erkek egemenliği' denilen şey gerçekte 'Erkek egemenliği' değil

'Paranın egemenliği',

Komutanın dahisi düşmanının yapacağı doğru, iyi, güzel şeyleri düşmanından önce yapar

Ve düşmanının silahlarını, olanaklarını düşmanına karşı kullanır

Durum ki siyaset de savaş gibi birşey,

Romalılar gıladyatörlerin(gladyatörlerin) kazanmalarını da

Rakibini öldürmelerini de alkışlarlardı

Tuhaf ki insanların evlenmeleri alkışlanmakta ancak boşanmaları pek alkışlanmamakta

Demek ki henüz boşanmak yengi(zafer) olarak düşünülmemekte,

Onursuz gurur, gurur değildir

Ahlaksız onur, onur değildir

Vicdansız ahlak, ahlak değildir

Mantıksız ahlak, ahlak değildir

Dikkatsiz mantık, mantık değildir

Sakinliksiz dikkat, dikkat değildir,

Yaşamınızı(Hayatınızı) ya elin oğulu, ya elin kızı cehenneme çevirir

Yalnızca kocanız elin oğulu, karınız elin kızı değil

Babanız da elin oğuludur(oğludur), anneniz de elin kızıdır

Ancak gerçek ki yaşamı cehenneme çeviren asıl, temel şeyler Mia geni, hormonlar, siyaset

Ve dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırılıktır

Araba alacak kadar paran varsa, gereksiz yere araba almayacak kadar da kafan olsun

Denize girecek kadar kafan varsa, denize ahlakdışı biçimde girmeyecek kadar da

Beyinin, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, ve evrenin nitel zirvesi olan ahlaka uyacak kadar da

Kafan olsun

Oy kullanacak kadar kafan varsa, beyinin, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, ve evrenin

Nicel zirvesi olan bilime, nitel zirvesi olan ahlaka aykırı siyasi partilere

Oy vermeyecek kadar da kafan olsun

Para kazanacak kadar kafan varsa, paranı gereksiz yere harcamayacak kadar da kafan olsun

Nefs, cehalet, ve moda gereksiz yere para harcatmakta

Solluk çökmeden sağlık, sağlık çökmeden solluk çökmez

Solluk da, sağlık da zorunludur çünkü sağlık ahlakı, solluk da felsefeyi ve bilimi simgeler

İnsanlık dünyanın içinin lav, kor, ateş, kendilerinin içinin bağırsak, bok, iğrençlik olduğunu

Ve dini tanımlayan Din hadisileri'ni önemsemedikleri için çok zavallı durum içinde

Çünkü örnek ki öldüklerinde ağlayacakları çocukları dünyaya getirdikleri için

Ve helaya gidecek şeyleri yedikleri, içtikleri için seviniyorlar

Bilin ki bu vatanı, ve halkını düşman işgalinden, ve insanlıkdışılıktan kurtaran

Ve 'Önce ahlak ve bilim

Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin, örnek alın' diyen

Mustafa Kemal Atatürk'e düşman olanlardan da

Ahlaka düşman olanlardan da, bilime düşman olanlardan da her kötülük beklenir

Çünkü durum ki onların akıl-ruh sağlıkları yoktur

Siyasi partilere oy verilirken temel ölçüt bu olmalı

Ancak zaten toplumu bölmek, ve insanları birbirlerine düşman etmek üzerine kurulu

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya olan siyasetten insanca bir dünya

Beklemek aptallıktır

Gerçek ki tek çözüm, dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uymaktır.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 14.10.22/09.25


12 Ekim 2022 Çarşamba

İNSANLIĞIN EN DONANIMLI APTALLIK ÇAĞI DURUMU (ŞİİR)

 Taş baltalar uçuşurdu eskiden havada

Şimdi füzeler uçuşuyor

Giyecek birşey bulamadıkları için çıplaktı insanlar eskiden

Şimdi akıl-ruh sağlıksızlığı yüzünden çıplak,

Ahlaka aykırı giysi ile

Ya da ahlaka aykırı yerde kitap okumak

Beyini, ve kitabı bedene yem etmek demektir

Çünkü doğru kitap yalnızca beyini değil, bedeni de eğitmek içindir,

Gülleri koparma güzellik sunmak için

Doğru sözler söyle

Kuşlara özenme güzel sesli olmak için

Doğru sözler söyle

İyi yalnızca iyidir, doğru ise hem doğru hem iyi

Ve evrensel, nitel dahi Muhammed

1400 yıl önce söylemiş

İnsanlık için gerekli en doğru sözleri:

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır',

Ey insanlık bedenin Uzay çağı'nda

Ancak beyinin Mağara çağı'nda

Çünkü beyinin bedenden üstün

Ve bedenin beyine düşman olduğunu öğrenemiyorsun

Bir dilinde peygamberlerin adları

Bir dilinde ahlaksız ünlülerin adları olan

Bir dilinde peygamberlere sevgi ve saygı olan

Bir dilinde ahlaksız ünlülere sevgi ve saygı olan

İki dillisin,

Ey insanlık nefsin Uzay çağı'nda

Ancak ruhun Mağara çağı'nda

Çünkü beyinin nitel zirvesinin ahlak, nicel zirvesinin bilim olduğunu

Özgürlüğün serbestlik değil ahlakçılık ve bilimsellik olduğunu

Nefsin hem en büyük cehalet, hem de tüm kötülüklerin nedeni olduğunu

Seksin medenilik değil ilkellik olduğunu

Seni ahlakdışılığa, bilimdışılığa, mantıksızlığa, ve nefse köle eden siyaset yüzünden

Öğrenemiyorsun

Ve yiyip, içip mutlu olmayı, keyif yapmayı, dua etmeyi, kendini hiç eleştirmemeyi, kibiri

Güzel hayaller kurmayı

Bedene, dünyaya, nefse, kapitalistlere, ve siyasete boyuneğmeyi(boyun eğmeyi)

Din sanıyorsun,

Mağarada yaşıyordun

Dil bilmiyordun

Okuma, yazma bilmiyordun

Okulun yoktu

Hastana ilaçın(ilacın) yoktu

Çıplaktın

Taş balta elinde

Savaşıyordun

İnsan öldürüyordun,

Cep telefonu var elinde

Gökdelende yaşıyorsun

Bin dil biliyorsun

Binlerce üniversiten var

Yine çıplaksın

Savaşıyorsun

Füzeler ile insan öldürüyorsun,

Siyaset ya ahlakdışılık verir ya bilimdışılık, ikisi de aptallıktır

Çünkü doğrunun uzmanı ahlak, gerçeğin uzmanı bilimdir

Birzamanlar(Bir zamanlar) bilimdışı-ahlakdışı hükümdarlar yüzündendi

Şimdi ise bilimdışı-ahlakdışı siyaset yüzünden

Sen hiç akıllılanmıyorsun(akıllanmıyorsun) insanlık

Çünkü dini tanımlayan

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' Din hadisileri'nin tanımını

Ve demokrasinin siyaset değil

Adaletin hukuk değil

Akıl-ruh sağlığının mutlu olmak değil ahlakçılık ve bilimsellik olduğunu

Çıplaklığın medenilik değil vahşilik olduğunu

Toplumları bölen, insanları birbirlerine düşman eden

Demokrasi, özgürlük, ahlak, bilimsellik, mantık, insanlık düşmanı siyaset yüzünden

Öğrenemiyorsun,

Ey insanlık

Elinde taş balta varken de aptallık çağında idin

Elinde cep telefonu varken de aptallık çağındasın

Çünkü 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' Din hadisileri'nin tanımını bilmiyorsun

Ve dini tanımlayan Din hadisileri'ne uymadıkça asla insanca olamazsın

İnsanca ülke de, insanca dünya da kuramazsın

Dinli de olamazsın

Demokrasi de, özgürlük de, akıl-ruh sağlıklı da olamazsın,

Alimlik, alimelik, bilgelik öğretmeyen

Ahlakı, ve bilimselliği önemsemeyen üniversitelerin

Üniversite diplomasılarını(diplomalarını) değil

Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' Din hadisileri'nin tanımladığı dinde

Kayıtını(Kaydını) göster ey insanlık,

Özgürlük çıplaklıkta, cinsel utanmazlıkta, ve balkonda, ormanda mangalda değil

Özgürlük dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımında.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 13.10.22/09.14


11 Ekim 2022 Salı

EKONOMİDEKİ ZORAKİ BÜYÜME DURUMU (ŞİİR)

 İnsanlığı doğru sözcükler yani sözcüklerin doğru anlamları kurtaracak

Çünkü akıl-ruh sağlığının, felsefenin, bilimin, ahlakın, dinin, özgürlüğün, demokrasinin

Laikliğin temeli olan mantık doğru sözcükler ile başlar

Ancak binlerce üniversite olan 21. yüzyılda bile insanlık sözcüklerin doğru anlamlarını

Bilmemekte

Örnek ki özgürlük serbestlik değildir, ahlaka ve bilime uygunluktur

Demokrasi siyaset değildir, ahlaka ve bilime uygunluktur

Adalet hukuk değildir, ahlaka ve bilime uygunluktur

Akıl-ruh sağlığı sorunsuz olmak değil ahlaka ve bilime uygunluktur

Din inanç, gelenek, görenek, töre değildir, ahlaka ve bilime uygunluktur

Bu nedenle ki Muhammed 'Din ahlak ve bilimdir, bunlar yoksa din de olmaz' dedi

İnsancalığın temel özellikleri ahlak ve bilimdir

Çünkü beyinin, insanlığın, evrimin, ve evrenin nitel zirvesi ahlak, nicel zirvesi bilimdir,

Türkiye'de 'Ekonomist' deniliyor ancak 'İktisatçı' da deniliyor

Ancak 'Ekonomi' deniliyor, 'İktisat' denilmiyor

'Ekonomi bakanlığı' denildi ancak 'İktisat bakanlığı' denilmedi

Ancak 'Ekonomi' de, 'İktisat' da Türkçe olmayan sözcükler yani yabancı sözcükler

Acaba Türklerde ekonomi, ve iktisat denilen iş yok mu,

İnsanlığı sözcükler kurtaracak

Sözcüklerin anlamları da dilfelsefesi(dil felsefesi), dilmantığı(dil mantığı)

Dilbilimi(Dil bilimi), ve dilgeometrisi(dil geometrisi) işidir

'Dil felsefesi' yerine 'Dilfelsefesi' yazmam da bu nedenledir

Ancak siyaset felsefeyi, mantığı, bilimi, ahlakı, sözcükleri umursamayan

Bilimdışı bir dünyadır da,

'Ekonomi' sözcüğünün doğrusu 'Economy'dir

'Eco' yansıma demektir, 'nomy' kendiliğinden demektir

Yani 'Ekonomi' kendiliğinden üretim, kendiliğinden üreyen demektir ki bu durumda da

Tarımsal döneme ait bir sözcük olduğu açıktır

'İktisat' sözcüğü de 'İklim' sözcüğünün 'İk'inden gelmektedir ki bu sözcüğün de tarıma

Yani iklime bağlı bir sözcük olduğu anlaşılır

Yani ekonomi sözcüğü de, iktisat sözcüğü de sanayi üretimini içermez, kapsamaz

İkisi de toprağa ve güneşe yani toprağa ve havaya bağlı üretimi içerir

İkisi de sanayide olduğu gibi baştan sona, tümden emeğe bağlı durum değildir,

Türklerin öğrenmesi gereken sözcüklerden biri de hem 'Büyüme' sözcüğüdür

Hem de 'Ekonomik büyüme' sözcüğüdür

Çünkü 'Büyümek' sözcüğünün kökeni, temeli 'Büyü' sözcüğü görünmektedir

Yani bu durumda 'Büyümek' sözcüğü 'Büyülü' birşey olmaktadır

Oysa örnek ki bebeğin büyümesinin de, ekonominin büyümesinin de büyü ile ilgisi yok

Demek ki 'Büyümek' sözcüğünde bir yanlışlık var

Ancak 'Büyümek' sözcüğü ile aynı kökene, aynı temele sahip olan 'Bütün' sözcüğünün

Anlamı 'Tam, eksiksiz' demek, bu durumda demek ki 'Büyümek' sözcüğü

'Tam ve eksiksiz' olmak demek,

'Ekonomik büyüme' sözcüğü demek ki 'Ekonominin tam ve eksiksiz büyümesi' demektir

Ancak durum ki bu sözcüğü siyaset toplumlarını aldatmak, yanıltmak için kullanmaktadır

'Ekonomi şu kadar büyüdü', 'Ekonomi bu kadar büyüdü' denilmekte, övünülmektedir

Oysa demek ki 'Ekonomik büyüme' ile denilen şey 'Ekonominin tam ve eksiksiz büyümesi'

Olmalıdır, yani bu durumda demek ki enflasyon varsa, işsizlik varsa ekonomi tam ve eksiksiz

Büyümüş olmaz yani 'Büyümüş' olmaz

Düşünün ki bir kuzu büyümekte ancak bir bacağı yok, bir gözü yok, bir kulağı yok

Bu büyüme doğru, iyi, ve güzel büyüme olmaz

Yine örnek ki apartman büyümekte ancak zemini çürük ya da kolonları çürük

Bu durumda bu durum da 'Büyüme' olmaz

Yani 'Büyüme' denilen şey 'Tamlık, ve eksiksizlik' içerir,

'Büyümek' felsefel olarak düşünülmesi gereken bir sözcüktür

Örnek ki 5 Tl'lik kağıt paranın kağıt büyüklüğü büyüse 5 Tl kağıt olarak büyümüş olur

Ancak değer olarak yine aynıdır

Örnek ki bir insanın evinin alanı ya da kat sayısı artsa evi büyümüş olur

Ancak ev yine birtek(bir tek) kişinindir

Örnek ki penis sertleşince büyür ancak sonra yine küçülür yani kütlesi değişmez,

Büyümenin bir de şu durumu vardır

Örnek ki deli de büyür ancak yine delidir

Örnek ki kanser hücresileri(hücreleri) de büyür, çoğalır ancak sağlığa zararlıdır

Örnek ki yağ hücresileri de çoğalır, ve çoğalmaları durmazsa şişmanlığa neden olurlar

Örnek ki insanlar köle gibi ya da köle olarak çalıştırılıp da ekonomi 'büyütülebilir'

Örnek ki yangın, büyümesi istenilmeyen birşeydir,

Türkiye ekonomisinin büyüdüğünden söz edilmekte

Ancak enflasyon, ve döviz kuru almışlar başlarını gitmişler

Bu duruma bir de yoksulluk, ve işsizlik ekli

Demek ki durum 'Büyüme' değil, başka birşey, örnek ki 'Çoğalma'

Yani demek ki 'Ulusal/Milli gelir ya da yatırımlar çoğalmış ancak ekonomi büyümemiş',

Türkiye'de 'Ekonomi büyüdü'deki 'Büyüme' durum ki hem büyüme değil

Hem de 'Zoraki büyüme' denilebilecek bir büyüme

Çünkü Türkiye'de yatırımlar devlet/hükümet desteği ya da zorlaması ile olmakta

Yani kapitalistler gönüllü olarak yatırım yapmamakta

Örnek ki 'Yap-İşlet-Devlet modeli' denilen şey ile de, Toki ile de, Toki işbirliği ile de

Yapılan beton işileri(işleri)

Devlet/Hükümet zoru ile yapılan birşey durumundadır

Bu modelin işlemesi için devlet/hükümet birçok ödünler vermektedir

Yani Türkiye'deki 'Yap-İşlet-Devret'li sözde büyüme bile zorlama, zoraki bir büyümedir

Çünkü eğer Türkiye'de gerçekten gerçek büyüme olsa idi enflasyon da, döviz kuru da

Hayat(Yaşam) pahalılığı da göklerde olmazdı,

Durum ki Türkiye'de siyasi iktidar kendini başarılı, güçlü göstermek, sandırtmak için

Zoraki bir 'büyüme' yaptırmaktadır

Yani ekonomi çoğalmakta ancak büyümemektedir

Zaten ekonomide gerçek, doğru büyüme olsa ülkede demokrasi olur

Ancak zoraki 'büyüme' türü mutlaka diktatörlük türü yönetim yaratır, demokrasi değil

Hitler Almanyası da 'büyümek'te idi ancak olan şey 'büyüme' değil çoğalma idi

Bu nedenle ki demokrasi değil diktatörlük idi

Yani bir ülkenin gerçekten büyüyüp büyümediği demokrasi durumundan da anlaşılabilir

Bu nedenle ki 'Ekonomideki/İktisattaki' büyüme konusunda lafa, ve verilere değil

Demokrasiye bakılmalıdır,

Bu nedenle ki ülkeler siyaset ile değil

Beyinin, ruhun, insanlığın, evrimin, ve evrenin insani nitel zirvesi olan

Ve insanı hayvandan ayıran, nitel en üstün fark olan ahlak

Ve beyinin, ruhun, insanlığın, evrimin, ve evrenin insani nicel zirvesi olan

Ve insanı hayvandan ayıran, nicel en üstün fark olan bilim ile yönetilmelidir

Bu nedenle ki dahi Muhammed de, dahi Atatürk de 'ÖNCE AHLAK VE BİLİM' dedi

Ancak gerçek ki siyaset 'Gerçekleri ve doğruları bilmeme, ve toplumları yanıltma sanatı'dır

İnsanca bir hayat için, 'SİYASETE HAYIR, AHLAKA VE BİLİME EVET'

Ekonomi büyümeli ancak ahlak ve bilim ile, insanca, akıl-ruh sağlıklı, demokrasi ile büyümeli.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 12.10.22/04.27